Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere; ey, gamlı ülke!.. Seni sevip, senin sessiz dramın içinde gömülüp gitmekten korku çekenlere!.. Taşın, toprağın ne bitmez bir sabır ve mukavemet hazinesidir! İnsan, senin göğsünde ya destanî bir kahramanlığa erer ya da en ilâhî mizaçlı velilerin feragat ve mahviyet derecesine varır.
Bu kitaba bir alıntı yapamıyorum maalesef çünkü kitabın kendisi bir alıntı mükemmel bir kitap mutlaka okumanızı tavsiye ederim fakat önce kardeşimin koruyucusunu okursanız ayrı bir etkisi olur okudukça iki kitap arasındaki bağlantıyı fark etmek gerçekten çok zevkliydi herkese iyi okumalar.
Alma'nın o ana kadar bütün gücüyle bastırdığı gözyaşları annesinin karşısında birdenbire boşalmaya başlayınca parıltılı ceketi omuzlarından kayıp yere düştü. Annesi Alma'nın sakladığı şeyi ilk kez gördü. Karşısında duran kızını tanıyamadı. Kızına özgü o ışığın ortadan kaybolduğunu fark etti. Üzerinde koyu renkli, ağır, mat şeritler vardı.
İnsanlar uluduğunda, köpekler susar... Köpekler uluduğunda ise insanlar kulaklarını tıkar. İnsanlık, felaketler karşısında daha ne kadar kulağını tıkayacaktı?
Ensemin karıncalandığını hissettim. "Neler oluyor?" diye bağırdım kapının eşiğinden. Omahni korkuyla sıçrayıp Youngsoo'nun elini bıraktı. Sonra kardeşimin elinin yere düşüşünden neler olduğunu anladım. Youngsoo artık orada değildi.