Berfartandesign

Berfartandesign
@berfartandesign
ig/tt/tw;berfartandesign
4 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·56 syf.·
2026 4. kitabı
Arthur Schopenhauer
6.6/10 · 16,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Güzelliğin Arzu Dürtüsü II: Tomie ve Sonsuz Tekrarın Ontolojisi
Puan vermedi
Tomie’nin ikinci cildinde beni asıl sarsan şey artık onun geri dönüp dönmeyeceği değil; kaç farklı biçimde geri dönebileceğidir. İlk kitapta bedenin parçalanması bir şok etkisi yaratıyordu, burada ise tekrar eden bir yasa gibi işliyor. Sanki ölüm, Tomie evreninde istisna değil, sıradan bir durak hâline gelmiş. Bu da korkuyu biyolojik olmaktan çıkarıp metafizik bir düzleme taşıyor.Bu ciltte Tomie artık tekil bir figür olmaktan çok, çoğalan bir ilke gibi hareket ediyor. Aynı yüz farklı bağlamlarda beliriyor; her seferinde aynı ben, aynı bakış, ama başka koşullar içinde. Bu durum beni şu soruya götürüyor: Kimlik nedir? Bedensel süreklilik mi, hafıza mı, yoksa yalnızca tekrar eden bir form mu? Eğer bir varlık sonsuz kez yeniden üretilebiliyorsa, hâlâ “biri” midir, yoksa artık bir kategoriye mi dönüşür? Junji Ito burada neredeyse Platoncu bir tersyüz etme yapıyor gibi geliyor bana. Tomie tek bir özün kopyaları değil; kopyaların kendisi öz hâline geliyor. Orijinal diye bir şey kalmıyor. Her Tomie hem gerçek hem de sahtedir. Bu, modern dünyadaki kimlik çoğalmasını, dijital avatarları ve sürekli yeniden kurulan benlikleri düşündürüyor.İkinci ciltte erkek karakterlerin Tomie’ye duyduğu arzu daha da mekanikleşir. İlk kitapta tutku bireysel bir delirme hâliyken burada neredeyse otomatik bir refleks gibi işler. Bakış, isteme, sahip olma ve yok etme arasında kısa devre oluşur. Sanki özgür irade devre dışı kalmıştır; arzu artık bir seçim değil, programlanmış bir dürtüye dönüşür.Bu noktada Tomie’nin kendisi de yalnızca fail değildir; kendi çoğalmasının tutsağı gibidir. Parçalanmak onun için bir son değil ama bir kurtuluş da değildir. Aynı yüzün tekrar tekrar sahneye sürülmesi, bana sonsuzluğun bir armağan değil, varoluşsal bir kapan olduğunu düşündürüyor. Heidegger’in ölümle kurduğu
Tomie - Cilt 2Junji İto · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 2020363 okunma
Güzellik, Şiddet ve Sonsuzluk
Puan vermedi·752 syf.··
2026 1. kitabı
Junji Ito’nun Tomie’si benim için yalnızca kanlı bir korku anlatısı değil; beden, arzu ve iktidar arasındaki gerilimi soğukkanlı biçimde sahneleyen tekinsiz bir düşünce alanı. Tomie bağırmaz, açıklamaz, teoriler kurmaz. Sadece vardır. Ve bu varoluş, etrafındaki insanları yavaş yavaş çözen bir kuvvete dönüşür.İlk bakışta sıradan bir lise öğrencisi gibi sunulması bu etkiyi daha da rahatsız edici kılar. Tomie’nin güzelliği teatral değil, gündeliktir; tam da bu yüzden yıkıcıdır. Ona bakanlar sevdiklerini sanırlar ama çok geçmeden sahip olmak isterler. Sevgi, kıskançlığa; kıskançlık şiddete dönüşür. Ben Tomie’yi bir canavardan çok bir katalizör gibi okuyorum: İnsanların içlerinde taşıdıkları karanlığı görünür kılan bir yüz.En çarpıcı tarafı, bedeninin parçalandıkça çoğalmasıdır. Burada yalnızca biyolojik bir dehşet yok; kimliğin sınırlarıyla oynayan ontolojik bir soru var: Bir varlık kaç kez bölünebilir? Aynı yüz tekrar tekrar üretildiğinde hâlâ aynı kişiden söz edebilir miyiz, yoksa “Tomie” artık tekil bir karakter değil, çoğalan bir tür mü olur? Ito’nun gücü, bu soruları yanıtlamak yerine onları açık yaraya dönüştürmesinde yatıyor. Çizimlerdeki tekrar eden bakışlar, benler ve yüzler Tomie’yi neredeyse ikonografik bir figüre dönüştürür. Hikâyeler kronolojik ilerlemekten çok varyasyonlar gibi çoğalır; her bölüm aynı kabusun başka bir yüzünü gösterir. Bu yapı, Tomie’yi klasik bir korku mangasının ötesine taşıyarak deneysel bir anlatıya yaklaştırır.Tomie’nin hem kurban hem fail gibi konumlandırılması metni daha da huzursuz kılar. Bir yandan sürekli öldürülür, parçalanır; öte yandan manipülatif, acımasız ve soğuktur. Okur olarak onu nereye koyacağımızdan emin olamayız. Acımakla tiksinmek, korkmakla hayran olmak arasında gidip geliriz. Bu belirsizlik, anlatının ahlaki merkezini
Duygu ve Düşünce
TomieJunji İto · Kayıp Kıta Yayınları · 2025157 okunma