Perspektif bir tek gözü, görünen nesneler dünyasının merkezi yapar. Her şey sonsuzlukdaki kayma noktası gibi gözün üstünde toplanır. Görünenler dünyası seyirciye göre bir zamanlar evrenin Tanrı’ya göre düzenlendiği biçimde düzenlenmiştir
Tarih her zaman belli bir şimdi’yle ile onun geçmişi arasında ilişki kurar. Demek ki şimdi’den korkmak eskiyi bulandırmaya yol açıyor. Geçmiş içinde yaşanacak bir şey değildir. Eyleme geçerken içinde bir şeyler çekip çıkarttığımız bir sonuçlar kuyusudur.
Karşıdaki tepeyi gördüğümüzde kabul edersek o tepeden görüldüğümüzü de kabul etmemiz gerekir. Görüşün iki yanlığı konuşmaların iki yanlılığından daha baskındır.
Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez.Gördüklerimiz ile bildiklerimiz arasındadaki ilişki asla durulmaz.