Allah'a toprakları Allah katında geri verilene kadar, dünya üstünde yeniden devr-i saadet kurulana kadar kimse hiçbir şeyden emin olmamalıydı. Sonunda Allah'a tam bir teslimle iman etmek için herkesin diken üstünde olması şarttı. Biliyordu, dünyadan korkmayan Allah'tan da korkmazdı.
"Şimdi artık yaşayan her şeyin
bir sesi ve kanı var.
Şimdi artık tir tir titreyen,
ümit içinde kıvranıp
sabahları üzülen
yer ve gök;
adımlarının ve nefesinin altında
tan ağartısıyla örtülüyor."