Okurken genelde hepimiz kendimizi karakterlerin yerine koyuyoruz. Bu empatiyi kurarken en zorlandığım kitap oldu Dönüşüm. En çok Gregor Samsa olsaydım ne yapardım derken zorlandım. Kendimi baş karakterin yerine koyarken çok zorlandım. Açıkcası hâlâ Gregor Samsa olsaydım ben ne yapardım sorusuna cevap bulamasam bile bu baş karakter hakkında yapmak istediğim eleştiriler var. Gregor Samsa'nın böcek psikolojisiyle bile ailesine hak vermesi bana çok ilginç geldi okurken hep. İnsan vücudunda yaşarken ailesi için yaptığı fedakarlıklar evi geçindirmesi kendinden önce ailesini düşünmesi tüm bunların bir sabah böcek olarak uyanınca yok sayılması ve sanki daha önce ailesi için hiçbir şey yapmamış gibi davranılması kitabı bitirene kadar beni hep rahatsız etti. İşin bana ilginç yanı baş karakterin bile kendi içinde bunlara değinmiyor oluşuydu. Kendine hep böcek olmayı o istemiş gibi davrandı kanaatimce. Bence Gregor Samsa kendisine ailesi gibi davrandı. Yaşadığı şeyin çok zor olmasına rağmen yine de kendini açıklama ve anlatma çabası içinde olması bana dışlanmışlığı en çok hissettiren kısımlar oldu. Çünkü bu hep böyledir. Kendini anlatmaya açıklamaya çalışırsın sonra kimsenin umrunda olmadığını fark etmeye başladığın an kendini geri çekmeye ve tutmaya çalıştığın için boğazın ağrır.
Sonra sessizce oradan çekip gidersin anlatmaya çalıştıkların seninle kalır ve içten içe farkında bile olmadan her gün o dinlenilmeyen cümlelerini kendine anlatarak açıklayarak içini rahatlatmaya çalışırsın.
Saygılarımla.