Ömür, en güzel fırsattır. Ömrümüzü gerektiği gibi değerlendirebiliyor muyuz? Zaman büyük bir fırsat ve büyük bir hazinedir. Zamanı verimli olarak değerlendirebiliyor muyuz? Yaptığımız işle ilgili, yeteneklerimizle ilgili başarabileceğimiz şeyler varsa, bunların hepsi bizim fırsatlarımızdır. Bunları değerlendirebiliyor muyuz? Mesela çalışmak, tembelliğe göre bir fırsattır. Çalışkan mıyız? Mesela doğru söylemek, yalan söylemeye göre bir fırsattır. Doğru söylüyor muyuz? Mesela emanete ihanet etmemek, emanete sahip çıkmaya göre bir zarardır, emanete sahip çıkmak bir fırsattır. Yapıyor muyuz?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Açık ve net söyleyeyim eğer hayatımda birazcık başarı varsa, bir şeyleri gerçekleştirebildiysem, bunun arkasındaki temel saik kendimle ilgili meselelere yoğunlaşmamdır. İnsanlarla uğraşmayı sevmiyorum. İnsanların arkasından konuşmayı sevmiyorum. Bir tartışmanın içinde gereksiz yere kalmayı sevmiyorum. Kalp kırmayı sevmiyorum. Başkalarıyla uğraşıp onların kalbini acıtmayı sevmiyorum. Acıtacağım biri varsa o da benim. Benim kusurlarım, benim yanlışlarım bana zaten yetiyor. Benim ihmallerim, eksikliklerim yeterince canımı yakıyor. Başkalarıyla uğraşmaya ne takatim ne de vaktim kalıyor.
Cevizin kabuğunu kırıp özüne inemeyenler, cevizin tamamını kabuk zannederler." sözü her açıdan son derece önemli bir sözdür ve bunu unutmamamız gerekiyor. Hayatın her alanında bu sözden yola çıkarak analizler yapmak mümkündür. Yüzeyde gezinenleri, derine, özüne inemeyenleri anlatır; meseleleri tahlil etmeyi beceremeyenleri, zahire aldananları ve kolayca hüküm verenleri, aslını, esasını bilmeden, bir insanı tanımadan hakkında hüküm verenleri, bir hadiseye vakıf olmadan biliyormuş gibi davranıp ukalaca tavır takınanları. Kısacası, hayatta nerede bir aslını astarını bilmeme hadisesi varsa onu anlatır bu söz. En vahim durumsa kabuktan bile haberi olmayanların hâlidir. Bu durum son derece dramatiktir.
İmam Gazzâlî'nin çok güzel bir sözü vardır: "Cevizin kabuğunu kırıp özüne inemeyenler, cevizin tamamını kabuk zannederler." Doğru tahliller yapıp çevremizi ve kendimizi doğru tanımadığımızda bizi sıkıntıya sokacak sonuçlara ulaşabiliriz.
Ekseri tecrübesiz hastalar gibi sanmıştı ki insanın ıstırap-ları yattığı yataktan, etrafındaki eşyadan gelir ve yer değiştir-mek, onlardan kurtulmak için en iyi çaredir.