"Başım ağrıyor" dediğinde biri, hemen akabinde "benim de karnım ağrıyor" demesi ötekinin, gülünç gelir bana. Oysa bir "geçmiş olsun" vardı. Senin ağrın önemsiz, benimkine bakalım... Dikkat edin, ne kadar çok "ben" diyerek başlıyor cümlelerimiz.
İnsan insanı en çok yoklukta tanır. Yoklukta anlar. Orada sırt verir birbirine. En hüzünlü yokluk, ailesiz çocukların içindedir. Ötesi biraz abartı, biraz yalan.
Dünya tarihinde bence en önemli ve başarılı aktör Aamir Khan. Ona olan hayranlığım bitmedi ve bitmeyecek. En büyük hayalim onunla tanışmak. Aslında tanıştım da. Filmleriyle tanıdım onu. Ama yüz yüze tanışmak da en büyük temennim. Kitap Aamir'in oyunculuk hayatının başlama sürecini ve akabinde oluşan gelişmeleri anlatıyor. Ayrıca yazar Aamir'in filmlerinden ve günlük hayatından çekilen fotoğrafları da ekleyerek zengin bir görünüm sağlamış. Benim gibi fanı olanlar kesinlikle okumalı. Onun hakkında daha detaylı bilgilere sahip olabiliyorsunuz. Ben okurken hiç sıkılmadım. Aamir'in dürüstlüğü, insancılığı, doğruluğu ve belirttiği görüşleri beni çok etkiledi. Mükemmel bir azim ve mükemmel bir yetenek. Şuan bulunduğu konuma rahatlıkla gelmemiş, oyunculuğunun başlarında pek çok sıkıntı yaşamış biri. Ama o hepsinin üstesinden gelmeyi başarmış. Bu şahane yetenek hakkında daha kapsamlı bilgiler istiyorsanız kitabı tereddütsüz okumanızı tavsiye ederim. "Yazara da şükranlarımı sunarım."