Cengiz... tüm işlerde annesi ile istişare ve onu işlerine ortak ediyordu:
"Annem, ben, büyük oğlum Coci ve en küçük kardeşim Otçigin beraberce bir imparatorluk kurduk." (Cami'u't Tevarih)
Moğolların Hamil dedikleri, Tangut eyaleti civarında ve Tibet sını-rında yer alan Kamul bölgesinde şöyle bir âdet vardı: Yoldan bir misafir geldiğinde ve bir evde kalmak istediğinde, misafirin her istediğini kabul etsinler diye evin erkeği kadın, kız ve kız kardeşini orada bırakıp evden çıkar, misafir evde kaldığı sürece kendi evine dönmezdi. Fetihten sonra Mengü Kaan bu bölgeye girip bu âdetten haberdar olunca, derhal bu işi yasaklamalarını ve bundan sonra hiçbir misafiri eve almamalarını emretti. Bu şekilde üç yıl geçti ve ardından bu bölgede, tesadüfen, şiddetli bir kuraklık meydana geldi. Bu ilahi belanın o âdetin kalkması yüzün-den gerçekleştiğine inanan halk, gidip kaandan âdetin tekrar konulması için izin vermesini istedi. Han büyük bir tiksinti ile şu cevabı verdi: "Madem böyle şerefsizce yaşamakta ısrar ediyorsunuz, gidin rezil adetinizi tekrar başlatın; bırakın kadınlarınız kendilerini satmakla övünç kaynağınız olsunlar." Hepsi mutlu oldular ve bu âdet tekrar uygulanmaya başlandı
Börte, esareti sırasında hamile kalmıştı. Cengiz onu kurtardıktan sonra Börte, bir oğlan dünyaya getirdi; adını Coci koydular ve Cengiz'in en büyük oğlu olarak kabul edildi. Moğol Hanı veliahtlık işleri ile uğraştığı sırada ikinci oğlu Çağatay ona şöyle dedi: "Baba, sen Coci'yi çağırtmışsın; acaba onu veliahdın mı yapacaksın? Fakat o Merkit kabilesindendir. Acaba biz, onun bize hükmeden kişi ve amir olmasına izin verir miyiz?"
Kardeşlerin itiraz ve muhalefetine rağmen Coci, büyük kardeş ve onun kanuni çocuğu kabul edildi; fakat babasının veliahdı olmadı.
Tüm ganimetlerden en değerlisi ve önemlisi, güzel ve genç kadınlarla kızlardı. Bu kadınların birçoğu esaretleri sırasında hamile kalmaktaydılar. Bunların düşman kabilede dünyaya gelen çocukları, o kabilenin fertlerinden kabul edilmiyorlar ve olgun yaşa eriştiklerinde, gidip kendilerine ayrı bir kabile kurmaları için kabileden kovuluyorlardı.