Şirin Beyani

Şirin Beyani

Yazar
8.0/10
2 Kişi
·
6
Okunma
·
0
Beğeni
·
5
Gösterim
Moğollar kadının vücuduna yani güzelliğine, tazeliğine ve sağlığına önem verdikleri kadar ruhuna, düşünce ve anlayış tarzına da önem verirlerdi.
Kadınlar ve verdikleri söz toz gibidir. Sabah rüzgarı ile onların verdikleri söz, kalıcılık bakımından aynıdır.
“Kendi yumurtasını bırakıp, başka kuşların yumurtasını kanatlarının alan deve kuşu gibi” Şehriyar kız kardeşinin sözünü duymazdan geldi, barışa yanaşmadı ve Ahlat’ı kuşattı.
Cengiz Han'ın da inandığı "Erkeklerin iyiliği kadınların iyiliğinden anlaşılır" kaidesi bu gün hâlâ geçerlidir.
Moğol geleneklerine göre: "Kadın kocası olmadığı zaman da evi tertip ve düzene sokmalıdır; eve bir misafir geldiğinde her şeyi tertipli görmelidir; ateş yakılmış, evin ihtiyaçları giderilmiş olmalıdır.
On üçüncü asırda Moğol kadınları hemen her işte kocalarının ortağı ve pay sahibi idiler. Orduların kumandasını dahi üzerlerine alırlardı.
Moğol adet ve geleneklerine göre, padişahın ölümünden sonra varislerinden biri saltanat tahtına oturuncaya kadar en büyük çocukların annesi olan hatunlar, hükümet tahtına oturarak il ve ulus devletinin lüzumlu işlerinin düzgünce yapılmasına nezaret ederdi.
Cengiz han bir gece yanında uyuyan hanımı İbaka’yı uyandırır ve ona şöyle der; “Çok kötü bir rüya gördüm, seni bir başkasına vermem gerekir.”
Sonra da, çadırın dışında gece nöbetinde olan Curçaday’ı çağırdı ve İbaka’yı tüm çeyizi, malları, hizmetçileri ile birlikte ona bağışladı.
İbaka’ya da: “Senden hoşlanmadığımı veya uygun olmayan bir iş yaptığını zannetmeyesin; takdir böyleymiş.” dedi.
172 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Yazar Moğollar ve Türkler döneminde İran’da kadınların son derece ileri haklara sahip olduğunu ortaya koyuyor ama bu haklar öyle bildiğimiz, medeni milletlere özgü haklar değil maalesef.
Evet, kadınlara verilen haklar Arap, İslam toplumuyla kıyaslandığında ileri haklar fakat bir de bakıyorsunuz Kaan Ögedey (1229-1241) Cengiz Han Yasalarının verdiği yetkiye dayanarak, bir kabilenin kızlarının, belirlenen bir başka kabile mensupları ile evlendirilmesini emrediyor.
Fakat kabile bu emre uymayınca, aynı kabilede o sene kocaya verilen yedi yaşından büyük kızların ayrılmalarını ve onlara tüm oradakilerin tecavüz etmeleri emrini veriyor.
Bu emir uygulanırken tecavüz edilen kızların sayısı dört bini ve buluyor ve iki küçük kız da tecavüz esnasında ölüyor. (Sayfa 62)
Hanlar, zenginler, komutanlar ve parası olan erkekler isterlerse, aynı İslam toplumlarında olduğu gibi haremlerine yüzlerce kadın alabiliyorlar, istediği zaman bunları başkalarına satabiliyorlar. Yağmalanan şehirlerin kadınlarına tecavüz ediliyor, pazarlarda satılıyor.
İnsan sormadan edemiyor, peki ama hangi kadın hakkı?
Yazar kitabında bunu da açıklıyor ve “Moğol ve Türkler İslam’ı kabul ettikten sonra, İran’da kadınlar bütün haklarında, eskisinden daha kütü duruma düştüler.” Diyor ve bir akademisyen titizliği ile tüm bunları da belgeliyor.
Moğol, Türk, İran tarihinde kadının yerini merak edenler için mutlaka okunması gereken bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Şirin Beyani
Unvan:
Prof.Dr.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.