Devlet dediğimiz şu devasa makine neye yarar? İşçinin kapitalist tarafından, köylünün rantçı tarafından sömürülmelerini engellemeye mi? Çalışmamızı güvenceye almaya mı? Bizleri tefeciden korumaya mı? Bir annenin sütü kesilmiş memesi yüzünden ağlayan çocuğunu avutup yatıştırmak üzere sudan başka bir şeyi olmadığında…bizlere yiyecek-içecek sağlamaya mı?
“Devlet”ten söz eden kaçınılmaz olarak “savaş”tan söz eder. Bir devlet güçlü, komşularından daha güçlü olmaya çalışır, çalışmak zorunda; aksi takdirde diğerlerinin elinde bir oyuncak olacaktır. Diğerlerinin zararına zenginleşmek maksadıyla, onlara kendi kurallarını, kendi siyasetini, kendi ticari anlaşmalarını dayatmak gayesiyle ister istemez öteki devletleri zayıflatmaya, yoksullaştırmaya çalışır.
Ve gelip bizlere aşırı üretimden dem vuruyorlar! Dağlar gibi taş kömürü yığan maden işçisinin kışın en sert günlerinde bir ocaklık ateş için kömür alacak parası olmadığında; kilometrelerce kumaşı dokuyan dokuma işçisi yırtık pırtık giysileri içindeki çocuklarına bir mintan almayı reddetmek zorunda kaldığında; giyimli kuşamlı güzel bebekler yapan bir işçi kadının tüm kötü havalarda korunmak üzere delik deşik bir şaldan başka bir şeyi olmadığında…hangi fazla üretimdir sözünü ettikleri?