"Çocuklar sağlam bir zemin arıyordu büyümek için. Dünyanın tekinsiz haller karşısında yanlarında durunca kendilerini emin ellerde hissettikleri birini. Onları bırakmayacak, onlara "Merak etme, ben buradayım" diyecek biri. Gönülsüz ebeveynlik bir cocuğun başına gelebilecek en fena şeydi."
"Eski bir gölün dibinde çamurlu sular fokurduyor; derinde bir yerde tarihî baloncuklar şişip şişip sönüyordu şimdi. Yıllar geçmişti aradan. Kalbi soğumuş olmalıydı çoktan. Ama üzerine bir daha sevemeyince insan, kalbinin bir yeri tutunup kalıyordu o eski sevgilerin içinde. Artık acıtmıyor ama yine de izi muhakkak duruyordu."
"Şimdilerde umudum çok azaldı. Önceleri arayış içinde durmadan yer değiştiriyordum. Bir şey bekliyordum. Ama ne? Bilmiyordum. Hiçbir fikrim yoktu. Ama hayatın, olduğundan farklı olmayacağını düşünüyordum, yani hayatın adeta hiçbir şey olduğunu. Ama hayat bir şey olmalıydı ve ben o şeyin olmasını bekliyordum, o şeyi arıyordum."