Yazarın mahlas kullandığını ve yazdığı dönemde herkesçe erkek olarak bilindiğini öğrendiğimde kitap ilgimi çekmişti. Üstüne Ursula K. Le Guin'in önsözünü okumak heyecan vericiydi. Yazarın bu durumunun sebebini bilemesek de kadın ve erkek yazarlara dair kalıplaşmış yargılara dikkat çekiyordu Le Guin. Bu eseri bir de bu gözle okuma imkanı bulmuş oldum sayesinde.
Kitapta beni etkileyen şey günümüzdeki reklamcılık anlayışını çok net bir şekilde görmesi ve taşlayabilmesi. Ürün yerleştirme yeni bir kavram değil ancak şu anda gelinen seviyeyi güzel öngördüğünü düşünüyorum yazarın. Bir distopya okuduğumda daha çok ürpermeyi beklerim ancak sürekli sosyal medyada tükettiğimiz içerikler, influencer'lar sembolleştirilmiş gibiydi resmen. P. Burke - Delphi kontrastıyla beden algısı ve kimlik karmaşası üzerine düşündürüyor aynı zamanda. Ben kitabın netliğini, vermek istediğini hızlıca vermesini beğendim. Sonlara doğru bazı noktalar bana kopukluk hissettirdi ama bazen olay örgüsünün kısa tutulması daha etkileyici olabiliyor. Bu haliyle benim aklımda daha çok yer edeceğini düşünüyorum.
Birisiyle ya da bir olguyla karşılaştığımda şaşırtıcı bir biçimde güçlü bir tepki verdiğimde bunun açıklamasının muhtemelen diğer kişide ya da olguda değil bende olduğunu hatırlamalıyım diye düşündüm.