insanlığını yitirmek aslında maskeleri bırakmak mı yoksa tamamen boşluğa düşmek mi emin olamadım. okurken kendimden parçalar gördüm, insan olmak gerçekten bu kadar zor mu diye düşündürdü. osamu dazai bu kitapta romantize edilmiş melankoli satmıyor
direkt ruhsal çöküşü masaya çarpıyor insan gibi davranmayı öğrenmeye çalışan birinin iç çığlığı.
yozo insanlığını yitirmedi
başından beri kendini ait hissetmedi
toplumun beklediği rolü oynaya oynaya içi çürüdü bu kitap bana maskelerin ne kadar yorucu olduğunu hatırlattı.
okurken sürekli şunu düşündüm
insan kötü doğmaz
ama anlaşılmadıkça içine kapanır ve sonunda kendi karanlığında kaybolur.
onu savunmuyorum ama yalnızlığını hissettim,
ve en korkutucu kısım
yozo'nun yalnızlığı bana hiç yabancı gelmedi.