Batılı insanın yalnızlığı ile bizim yalnızlığımız bir değildir. O zaten doğduğu gün yalnız bir dünyaya geldiğini bilir. Alışkındır bu yalnızlığa. Bizde durum farklıdır. Biz kalabalık bir dünyada açarız gözlerimizi. Aile, akraba, konu komşu, eş dost, arkadaş, mahalledeki bakkal, manav, kasap, metroda, otobüste, trende, vapurda, dolmuşta yanımıza oturan delikanlı ya da yaşlı teyzelerin her biri bizim kalabalıklarımızdır. Bizdendir. Onun için bizim yalnızlığımız onlarınki kadar zindan karanlığında değildir.
Bizim en neşeli şarkılarımızda bile, bizlere has ince bir hüzün vardır. Bizler başı dumanlı, göğsü çimenli dağlardan sevgilimizi isteriz. Kimse anlamıyorsa halimizden hiç olmazsa gökteki yıldızlar, batan güneş anlasın isteriz. Vuslattan çok hasreti severiz. Sevgiliye duyduğumuz özlemi severiz. Şerefe kalkan kadehleri, insanlar gözleri dolarak içer. Bizim sevincimizde bile ince bir hüzün vardır.