Aynı şey üstüne, sabah ve akşam aynı tarzda düşünülmez. Doğrusu hangisidir, geceki düşünce mi yoksa öğlenki fikir mi? İki yanıt, iki cins insan.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öncelikle önemli olan susmak - topluluk oluşturmamak ve kendi kendini yargılamayı bilmektir. Bedeni geliştirmeye gösterilen özenle yaşam bilincine gösterilen özeni dengelemektir. Tüm tutkulardan vazgeçmek - paradan, kendini beğenmişlikten, korkaklıktan kurtulma çabasına iki misli bağlanmaktır. Düzenli yaşamaktır. Bir yaşamda tek bir nokta üzerinde düşünmek için, iki yıl çok fazla bir süre değildir. Önceki halleri tasfiye etmek ve tüm gücünü öncelikle hiçbir şeyi unutmamaya, sonra da sabırla öğrenmeye vermektir.
Bu bedel ödenirse, insanlık hallerinin en zavallı ve en tiksindirici olanından, on üzerine bir oranında kurtulma şansı vardır: Çalışan insanın durumundan.
Devrimci düşünce, tam anlamıyla insanın, insanlık durumuna karşı çıkışıdır. Bu anlamda, çeşitli görünümler altında, sanatın ve dinin süregiden tek temasıdır. Bir devrim her zaman Tanrılara karşı gerçekleştirilir - Prometheus'tan başlayarak. Bu, insanın yazgısının üstünde hak iddia etmesidir, zorbalar ve soytarı burjuvalar bunun bahanesinden başka bir şey değildir.
Siyaset ve insanların yazgısı, ülküsü olmayan, değersiz adamlar tarafından biçimlenmiştir. Nitelikli adamlar siyaset yapmazlar. Hep böyle olmuştur. Ama şimdi önemli olan, kendinden yeni bir adam yaratmak. Eylem adamlarının aynı zamanda ülkü adamları ve hünerli şairler de olması söz konusudur. Amaç düşlerini yaşayabilmek - düşlerini gerçekleştirmektir. Önceden, düşlerden vazgeçilir ya da düşler yitirilirdi. Düşleri yitirmemek, düşlerden vazgeçmemek gerek.