Berke

Berke
@berkaslan
56 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
"Okulda dış kâbus hayat için içselleştirilir"
"Boris 12/16 kesrini sadeleştirmekte güçlük çekiyor ve en fazla 6/8'i buluyordu. Öğretmen sessizce, ancak bu kadar mı sadeleştirebildiğini sordu ve 'düşünmesini' önerdi. Bütün çocuklar onu düzeltmek için ellerini kaldırıyorlardı. Hayli mutsuz olan Boris'in zihni muhtemelen felç olmuştu. Öğretmen sessiz ve sabırlı, diğerlerini görmezden geliyor ve - sesiyle olsun bakışıyla olsun- Boris'in üzerinde yoğunlaşıyor. Bir iki dakika sonra sınıfa dönüyor ve 'Peki, sayının ne olduğunu Boris' e kim söyleyecek?' diyor. Bir eller ormanı dalgalanıyor ve öğretmen Peggy' i çağırıyor. Peggy hem pay hem de paydanın dörde bölünebileceğini söylüyor." Henry yorumluyor: "Boris'in başarısızlığı Peggy'nin başarmasına olanak sağladı; Boris'in ıstırabı Peggy'nin sevinci için fırsat. Bu çağdaş Amerikan ilkokulunda standart bir durum. Bir Zuni, Hopi veya Dakota kızılderilisi için Peggy'nin marifeti inancın ötesinde zulüm olarak görülecektir. Çünkü rekabet, başkasının başarısızlığından başarı devşirme, bu rekabetçi olmayan kültürlere yabancı bir işkence biçimidir. Boris'in açısından bakıldığında karatahtadaki kâbus belki de kendini kontrol etme dersiydi; böylece muazzam kamu baskısı altındayken feryadı basıp odadan kaçmayacaktı. Böylesi yaşantılar kültürümüzde yetişmiş her insanı, tekrar tekrar, gece gündüz, başarının doruğunda bile, başarıyı değil başarısızlığı düşünmeye zorlar. Okulda dış kâbus hayat için içselleştirilir. Boris yalnızca aritmetik öğrenmiyordu; aynı zamanda esas kâbusu öğreniyordu. "
Sayfa 65
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Normalliği, aklıbaşındalığı, özgürlüğü tarif ettiğimiz, hâlihazırdaki delilik bağlamımız içinde tüm gönderme çerçevemiz muğlak ve çifte anlamlıdır. Kızıl olmaktansa ölü olmayı yeğleyen bir insan normaldir. Ruhunu yitirdiğini söyleyen bir insan ise delidir. İnsanların makine olduğunu söyleyen biri büyük bir bilim insanı olabilir. Kendisinin makine olduğunu söyleyen biri psikiyatrik jargona göre "depersonalize" olmuştur. Zencilerin aşağılık bir ırk olduğunu söyleyen birisi yaygın bir saygıya mazhar olabilir. Kendi beyazlığının bir kanser türü olduğunu söyleyen biri ise damgayı yer.
Sayfa 9
Felsefe
Karamazov Kardeşler'de İvan, "Eğer Tanrı yoksa her şey mübahtır" diye söylediğinde, "Eğer benim yansıtılmaz süper egom ortadan kaldırılabilirse, iyi bir bilinçle her şeyi yapabilirim" demez. Der ki: "Eğer varolan yalnızca bilincimse, irademin bir hükmü yok demektir."
Sayfa 132
Felsefe
Tüm Taocu yazılarda "eski zamanların doğru insanlarına" duyulan bir özlem vardır. Bu, Rousseau ve 18. yüzyıldaki Soylu Vahşi idealini akla getirir ki böyle bir nostalji modaya uygun Antropoloji tarafından uzunca bir süre beğenilmemiştir. Ama bugün insan merak ediyor. Günlük ölüm korkusunun veya devamlı olarak hiç gelmeyen bir yarında tatmin arayışının sürüp gittiği uzun ömür iyi bir şey midir? Teknolojik ilerleme bir hastalık, merkezde odaklanabilmekten ve şu andan zevk alabilmekten aciz olmanın semptomu mudur?
Sayfa 106
Felsefe
İnsan tabiatını inceleyen bilime, onun sınırlarını çok fazla aşacak ve onunla övünmeye, böbürlenmeye kalkacak şekilde yaklaşmamak gerekir. Tam tersine, insan tabiatının anlaşılması, bu konuda çalışan kimselerin belli bir alçakgönüllülük göstermiş olmasını zorunlu kı­lar, insan tabiatı problemini çözümlemeye kalkmak, son derece bü­yük bir görev yüklenmek demektir ve bu probleme çözüm yolu ara­mak da, hatırlanamayacak kadar eski zamanlardan beri kültürümü­zün bir amacı haline gelmiştir. Yalnızca birkaç uzman yetiştirmek gi­bi bir amaca ulaşmakla yürütülebilecek bir iş değildir bu. Bu bilimin gerçek amacı, her insanın, insan tabiatını anlamasını mümkün kıl­maya çalışmak olmalıdır. Araştırmalarını yalnızca bilimsel bir gru­bun malı olarak gören akademik araştırıcılarla böyle bir amaca ulaş­mak kolay değildir.
Sayfa 1
Psikoloji