Berke

Berke
@berkaslan
56 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Marx'taki bu bireyci çizginin (ne dar anlamda öznelci-bireyci ne de hakiki anlamda bütüncü-kolektivist) sentezini iki eksen üzerinde yapabiliriz: - analitik-bilimsel düzlemde: söz konusu olan (yöntembilimsel bireycilikten farklı) sosyolojik ve ilişkisel bir bireyciliktir, burada toplumsal ilişkiler birincil gerçeklikler olarak ortaya çıkar ve hem bireyler (toplumsal ilişkilerin bireyleşmesi olarak anlaşılacak biçimde) hem de kolektif varlıklar ("toplumsal ilişkinin" billurlaşması olarak "toplum", "Devlet", "sermaye" ya da "sınıflar") ikincil gerçeklikler olarak işler; - etik-siyasal düzlemde: (monadik ya da narsistik bireyciliklerden farklı) derneksel* bir bireycilik söz konusudur; buna göre amaç bireysel tekilliklerin gerçekleşmesi, araçsa bireylerin özgür dernekleşmesidir; dolayısıyla derneksel-kolektif çerçeve bireysel gerçekleşmenin zorunlu bir koşulu olarak işler.
Sayfa 33
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bourdieu'de "habitus", her bireyin toplumsallaşmasının farklı evreleri (aile, okul, iş vb.) boyunca çoğu zaman bilinçli olmaksızın kendine kattığı algılamaya, eylemeye ve düşünmeye yönelik tutumlardan (disposition) oluşan bir sistemdir; her birey belli sayıda kolektif deneyimle kendine has bir sıra içinde karşılaşır.
Sayfa 31 - 15. dipnot, "Bourdieu'nün bireysel tekilliği habitus kavramı dolayımıyla ele alışı hakkında bkz. Bourdieu autrement, 3. bölüm (Corcuff, 2003, s. 51-66)."
Burada Marx'ı ilgilendiren ne bireylerden bağımsız varlık olarak toplumdur, ne de yalıtık bireyler; onu ilgilendiren toplumsal ilişkilerin düğümü olarak bireydir.
Sayfa 31
Marx'ta öznellik ve bireysellik, monadist, öznelci ya da atomist olmak zorunda değildir. Marx öznellik ve bireyselliği çoğu zaman toplumsal ve tarihsel olarak kurulmuş olarak alımlar. Hatta 1844 Elyazmaları'nda Durkheim'ın bütüncülüğünden kendini en baştan ayırarak ve konstrüktivist yaklaşımları önceleyecek şunu yazar: "Her şeyden önce 'toplumun kendisini bireyin karşısındaki bir soyutlama gibi sabitlemekten kaçınılmalıdır. Birey, toplumsal bir varlıktır."
Sayfa 31 - 1844 El Yazmaları, s. 82
Marx "insanın kişiselliğini her yerde inkar ederek" "insanların tek düzeye indirilmesi"ni teşvik eden -ve ardından Marksist geleneğin "kolektivist" ve eşitlikçi bir anlamda "komünizm"dediği şeye şaşkınlık verircesine benzeyen- "amiyane komünizm" dediği şeyi işte böylesi bir duyumsal bireysellik adına eleştirir. "Haset" ve "açgözlülüğe" dayanan bu "amiyane komünizm'' Marx'ın savunduğu bireysel tekillik komünizminin antitezidir. Zira bu "amiyane komünizm", bireysel tekilliklerin birbirlerine indirgenemezlikleri ve ortak ölçüsüzlükleri içinde gelişiminin koşullarını yaratmak yerine, "her şeyi aynı düzeye indirmeye" çalışır. Hem kapitalizmin hem de var olan "komünizm"in bireysel tekillik adına özgürlükçü eleştirisinin nüvesi burada değil midir?
Sayfa 29