Selam
Size @missfirat kaleminden, @ephesusyayınları’ndan çıkan #aşkadüşüş kitabı ile geldim. Sayfaları “Beni neler bekliyor?” diyerek çevirmeye başladığımda hislerimin bu kadar karışacağını hiç düşünmemiştim. Neden mi? Kimi zaman çok sinirlendim, kitabın içine girip Melek’i sarsmak istedim (gerçi bunu Ece fazlasıyla yaptı ). Kimi zaman Murat’a bir tane çakasım geldi, kimi zaman da İlker’e “Uff hadi, ne bekliyorsun? Bu kadar sabırlı olma!” diye seslenmek istedim. Yan karakterlerin yaşadıkları da öyle güzel aktarılmış ki hiçbirini yadırgamıyor, hepsine ayrı bağlanıyorsunuz. Ama en iyisi gelin, size hikâyeyi anlatayım...
Melek, babasının yurt dışına çalışmaya gitmesi ve sonrasında ailesini de yanına almasıyla Ankara’da teyzesinin yanında kalır. Lise konferans salonunda isimler okunurken gönlünü aşka kaptırır. Kalbindeki aşkın bir gün gerçek olacağına inanır ve Ankara’da kalmak ister. Aynı koridorları paylaştığı, aynı gökyüzünün altında yürüdüğü adamı bırakıp gitmek istemez. Tek istediği, bir gün Murat’ın onu fark etmesidir.
Ancak Melek’in yıllarca uzaktan sevdiği, duygularını satır satır defterlere yazdığı Murat ailesinin işi nedeniyle İstanbul’a taşınır. Böylece Melek’e sadece platonik aşkını uzaktan izlemek kalır. Üniversite döneminde de annesi Feride yüzünden Ankara’dan çıkamaz. Ta ki son sınıfta kuzeni Ece’nin teklifine kadar...
İstanbul’un en prestijli üniversitelerinden birine ailesinden habersiz yatay geçiş yapar. Çünkü işin ucunda sevdiği adama yakın olmak vardır. Ve işte hikâye tam da burada başlıyor...
Yıllardır uzaktan sevdiği Murat’ı yeniden görecektir. Melek; iyi kalpli, saf, her şeyin güzel tarafını görmeye çalışan tam bir Pollyanna. Fakat zamanla uzaktan sevmek ona yetmez. İçinde ukde kalmasın diye Murat’a bir adım atmak ister. Ama karşısındaki adam