Kafkaesk

Kafkaesk
@berkay345
“Valla ben evim, odam, kitaplarım neredeyse kendimi oralı hissederim; başka bir yere de ihtiyaç duymam.”
Öğrenci
İstanbul
63 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Söyleyecek çok söz var ama öncelikle şunu anlamak gerekir ki; ülkede çok büyük bir güvenlik açığı söz konusudur. Dünden bugüne bu duruma sessiz kalınmaması gerekirdi. Bu faşist rejimin zor durumda her zaman sığındığı susturma politikası, gözümüzün önünde işlenen bu cinayetlerin bir ya da bilemedin iki hafta içerisinde unutulmasını istiyor. Bunu da yayın yasağının ne demek olduğunu bilmeyen susmaya alışmış koca bir koyun sürüsü anlamıyor tabii ki. Bu saaten sonra susan gerekli tepkiyi vermeyen polisinden memuruna, askerinden savcısına herkes anasına babasına kız kardeşine sahip çıksın çünkü artık yozlaşıyoruz ve bunun önü alınamıyor. Çıkıp bağırın kardeşim devrim yapın bu ülkede söz sahibi sizlersiniz desem, nasıl yani diyecek insanlar varken, ve suçlu hâlâ belirsizken Gezi olaylarının iki ağaç yüzünden ortaya çıkmadığı yeni yeni anlaşılıyordur umarım.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dante
En sevdiğin ne varsa bırakacaksın bunun, gurbet yayının attığı ilk ok olduğunu anlayacaksın.
Mutluluğa dair yeni bir alıntı
İnsan mutlu olmak ister;bu yüzden berbat haldedir. Yaratılış planının,insanın mutlu olması gibi bir maksadı yoktur. Kişi,yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an, hastadır. Sigmund Freud
1K
Freud ve HAZ
Arkadaşlar hepinize selamlarımı iletiyorum biraz kümülatif ilerleyen ve uzunca bir metin paylaşmaya çalışacağım bugün sizlerle. Öncelikle bu yazdığım metin 25 Haziranda Kadıköy Sinemasının yakınında Epokhe Psikoloji'nin hazırlamış olduğu ve benimde katıldığım ,Aşk Arzu ve Jouissance başlıklı Sempozyumda seminerde yer alan konuşmacıların vecizeleri hasebiyle kağıda not alarak yazdığım bir takım bilimsel konuşmaları içermektedir. Tamemen kopyala yapıştır yapmamak için aralara kendi yazılarımı da ekledim , Schopenhauer müsebbibi ile mutluluktan çok kez bahsettik bu yazıyı mutluluk arayışımıza yeni sorgulamalar ve ileri okumalara bir ışık olması temennisiyle paylaşıyorum umarım beğenirsiniz. Haz ilkesi ne demek? En basit haliyle tanımlarsak acıdan kaçma ve hazza yönelme demek. Yani Freudun bu ilk görüşlerine göre ruhsallığın işleyişi acıdan, hoşnutsuzluktan kaçmaya ve hazza yönelmeye yöneliktir. Haz ilkesine göre çalışan psişik sistem, ortaya çıkan uyarımların oluşturduğu gerilimleri azaltmaya ve ruhsal enerjiyi dengeye getirmeye çalışır. Bu enerjinin tahliye edilmesi ya da bir dengeye ulaştırılması psişik yaşamın temel hedefidir ve haz ilkesi bir tür sabitliği amaçlar. Haz ilkesi söz konusu olduğunda mesele mutlak bir haz alma durumu ya da sonsuz bir keyif hali değildir, söz konusu olan daha ziyade bir tür denge ve sabitliktir. Gerçeklik ilkesi haz ilkesine bir sınır koyar ve özne dış dünyanın tehlikelerine karşı daha hazırlıklı bir hale gelir. Hülasa şunları demiş olayım, mutlak hazzın peşinde koşmak gerilimi azaltmak şöyle dursun gerilimi geri dönülemez bir biçimde arttırmaya hizmet eder çünkü her bedenin hem de ruhsallığın bir gerçekliği vardır. Sürekli hazzın peşinde koşmak bu gerçeklikle zaman zaman çelişebilir ve aslında haz ilkesinin amaçladığı gerilimi
1K
Dostoyevski,hapishanedeki bir köpekle,insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapar. “Köpeği takibe alır ve yanından geçen her mahkumun onu tekmelediğini gözlemler. İlginç olan şey,köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekme pozisyonu almasıdır. Köpeğin yanından geçen her mahkum köpeği tekmelemekte ve köpek buna tepki vermemektedir. Dostoyevski de,bir gün köpeğe yaklaşır ve onun başını okşamaya başlar. Köpek bir süre ona şaşkın baktıktan sonra,hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlar. Önüne gelen mahkumun tekmelediği köpek,o günden sonra nerde Dostoyevski yi görse ondan kaçar ve ona bir daha yaklaşmaz.” Bu durum bize çok şey öğretiyor öğrenilmiş ve uyum sağlanmış kötülük karşısında nasıl afalladığımız,kötülük gördükten sonra iyiliğin varlığını unutmamız ve asıl hakettiğimiz şeyin kötülük olduğunu sanmamız, kötülükten uzaklaşamamamız. Söyleyecek çok şey var ama akıllı insan yok.
1K