Eğitim sürecinden geçtikten sonra, çoğu insan merak etme, şaşırma kapasitesini kaybeder. Her şeyi bilmeleri gerektiğini düşünürler ve dolayısıyla herhangi bir şey karşısında şaşırmanın ya da hayrete düşmenin cehalet göstergesi olduğunu düşünürler.
Hayatın zorluklarını, aksiliklerini ve üzüntülerini, ba- şımıza gelmemesi gereken haksız bir ceza olarak değil, bizi daha güçlü kılan, üstesinden gelinmesi gereken bir meydan okuma olarak kabul etmek, inanç ve cesaret gerektirir.