Asıl amaç mümkün olduğunca fazla sayıda bireyi, tehdit oluşturmayacak bir düzeyde tutmak, standartlaşmış bir vatandaşlık öğretisi yaymak, başkaldırı ve özgünlüğü öldürmektir. Amerika Birleşik Devletlerin'de ve dünyanın her yerinde eğitimin amacı budur.
Keşke daha önce okusaymışım diyorum.Eğitim konusunda bütün gerçekleri önümüze seren bir eser. Hatta can sıkan bir eser, gerçekleri bilmek insana acı verse de hiç farkında olmamaktan iyidir. Yazar, amerika'da aktif olduğu yıllarda yılın öğretmeni olmuş, bu sistemi yıllarca tecrübe etmiş birisi, Amerika'daki eğitim sisteminin işlevsizliğini öğrencilerin beyinlerinin tamamen köreltip sistemin işçi karıncaları haline nasıl getirdiğinden bahsediyor.Okul denilen kurumun ne kadar gereksiz olduğundan her şeyin insanın kendini geliştirmesi ve hayatına deneyimler katması,eğitimini bu hapishanelere benzeyen okulların ; devletin,siyasetçilerin,kapitalist zenginlerin neyi öğrenmemizi istiyorlarsa onu öğreniyoruz savının gerçekleştiği yerlerin dışında gerçekleştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Prusya eğitim modelinin Amerika'daki okullara yansıtıldığı ve genel olarak okullarda okumayıp kendini geliştirip hayatta başarılı ve zengin olan insanlar örneklerle yazar anlatımını gerçekleştiriyor.
Eğitim konusunda bakış açımı tamamen değiştiren bu eser benim için çok faydalı oldu. Öğretmenlerin bir itfaiyeci,öğrencilerin ise su bardağı olduğu ve itfaiyecilerin hortumlarla bu bardakları sularla taşırdığı ; bilginin fazla yükleme ile anlamsız olduğu ve her insanın düşünce yapısı, öğrenme beceri farklı olmasına rağmen aynı eğitimi okullarda verip test denilen saçma rekabet sistemiyle bir yarışa sokulup verim alınmaya çalışılması gibi kötü örnekler kitabı okurken hep aklıma geldi.Daha birçok örnek var.Ancak ülkemizde de 1949 daki fullbright anlaşmasından sonra bu amerikan eğitim sistemiyle toplumumuzun bu hale gelmesinin sebeplerini de açıkça görebiliyorsunuz. Kesinlikle zaman kaybedilmeden okunması gereken bir eser.