Adı:
Melankolinin Anatomisi 1. Fasikül
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059691536
Orijinal adı:
The Anatomy of Melancholy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam
Modern Avrupa uygarlığının en önemli metinlerinden Melankolinin Anatomisi, yayımlandığı 1621 yılından bu yana birçok yazara ilham kaynağı oldu. Bir rahip ve bilimadamı olan Robert Burton'ın tıbba, tarihe, edebiyata, bilime olan derin ilgisi onu tüm insanlığın duygu ve düşüncelerini kavramaya yönelttiğinde, aynı zamanda insanlık durumunun alegorisini ortaya koyacağı bu metni yazmaya karar verdi. Bir anlatı ustası olan Burton, Anatomi'de, ruhbilimsel sorunları modern denebilecek bir yaklaşımla ele alırken, okuruna günlük dile ait canlı bir üslup sunar. Melankoli tıbbi bir çerçevenin konusu gibi görünmekle birlikte Burton'ın keskin zekâsı onu, tarihin, edebiyatın, psikolojinin, astronominin ve teolojinin ilgi alanına sokar. Hippokrates'ten Aristoteles'e, Ortaçağ âlimlerinden biliminsanlarına, Latin dili edebiyatından Yunan metinlerine kadar birçok farklı referansa başvurarak metnini zenginleştirir. Elinizdeki metin, insan olma halinin bu en hakiki duygudurumunun etraflıca bir çözümlemesini yapmaya çalışırken, yüzleşmekten korktuğumuz karanlık taraflarımızı, kendimize itiraf edemediğimiz olumsuz yönlerimizi de su yüzüne çıkarmaya cesaret ediyor.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Polifonik bir insan olma mücadelem hava muhalefeti yüzünden askıya alındı ki bunu yapana deli diyorlar. Neymiş efendim yolun karşısından geçen bir arkadaşına oradan bağırılmazmış. Sebep ne diye sorduğunda ise adap kuralları, ahlak kuralları, lisans, eğitim, doktora, yaş gibi birçok zırva sunuyorlar. Belki de ben eğitimli bir deliyim, bunu bilebilir misin? İşte suskunluğum tamda burada başladı. Ve ben sustuğum içinde onlar için hastayım. Eee bağıranda deli diyorsun ama susunca ise adam olmuyor musun? dediğinde “melankolik” deyip deliliğin tam karşıt halini teşhis ediyorlar bedeninde… Hüzünlü bir adam olup çıkıyorsun.

Aslında bu delilik ve gülme hali için size çok iyi bir Hippokrates ve Demokritos ile alakalı hikâye anlatabilirim ancak uğraşmak istemiyorum. Belki bir gün hikâye ederim ve hatta yeniden okuma şansım olursa Hippokrates’in kitabını, size inceleme dahi yazabilirim.

“Nefret ediyorum, ama ne kadar istesem de, nefret ettiğim şey olmaktan kurtulamıyorum.” (Alıntı #47485023 )

Yukarıdaki her iki paragrafı da ben yazdım. Eğer ki halen okuyorsan bu yazıyı ki muhtemelen okuduğunu düşünmek istiyorum. Melankoli halleri az çok buna benzer. Hüzün zaten işin vazgeçilmezidir. Bunun yanında ise kısa sürede aşırı uç noktalara iniş ile çıkışlarda bu rahatsızlık ile alakalandırılabilir. Hatta çevrene dikkat kesilmen ve en ufak ayrıntıları büyütmende bir işaret olabilir. Uykudan uyanınca dinlenmemiş bir bedeni ile karşılaşmanı da sayabiliriz, keyifli anlarda hüzünlenmekte buna tabidir. Bir genelleme yapılacak ise bu bir depresyondur ve ilgi alanı psikoloji bilimidir.

Robert Burton İngiliz yazar ve akademisyendir. 17. Yüzyılda yaşamamış ve Oxford Üniversitesi’nde “melankoli” başta olmak üzere birçok bilim dalında araştırmalar yapılmıştır. Aynı zamanda çok imanlı bir din adamıdır. Ancak imanlı kısmını az açmak istiyorum ve ölüm nedenini intihar olması imanını sorgulamama neden oluyor. Buradan ise araştırdığı konunun kurbanı olduğu izlenimini çıkarıyorum. Sonuç olarak yine aklıma gelen ise günümüzde ve geçmişimizde terzi hiçbir zaman kendi söküğünü dikememişti demekten alıkoyamıyorum kendimi.

“İrade ya da akıl nebati ve hissi olanı kontrol eder ve gem vurur; ya da vurmalıdır zira çoğunlukla insanoğlu arzularına sahip çıkamaz ve onlar tarafından tutsak alınır. Böylece insan tıpkı hayvanlar gibi içgüdüleri tarafından yönetilir ve dizginleri şehvetine ve çeşitli arzularına teslim eder.” (Alıntı #47481259 )

Kitap Burton’un kendi öz yaşamı, okudukları, gördükleri ve duyduklarının kâğıda dökülmüş halidir. İyi bir gözlemci olduğu inkâr edilemez ve o tarihte günümüze ışık tutacak birçok harika tespitlerini biz okurlarına sunmuştur. Bedeni ruhbilimi ile harmanlamak ve bunu yaparken de modern çağ bilgini havası vermesi ve insan anatomisinin o çağda bu kadar harika bir şekilde betimlenmesini muazzam buldum. Özellikle felsefi yaklaşımları muhakkak okumalı ve üzerine düşünmelisiniz.

Asıl sorunun kalabalıklar içerisinde yalnız kalmak olduğunu görmekle kalmayıp Hz. Davud ile örneklendirmesi gayet şaşırtıcıydı. Örneğinin doğruluğuna hemfikirim, lakin bu alanın kısalığı beni üzen taraf oldu. Çünkü bundan ötesi insan anatomisi ve harikulade diyebileceğimiz anatominin çalışma hali. Dipnotların aşırı fazlalığı ise okurda konudan kopma gibi durumlar yaratsa da az bir geçmiş bilgisi bunun üzerini kapatıyor. Her şeye rağmen kitap benim için önem arz edecek türde ve saygınlıkta olan bir kitaptı.

“Biri için sinek ısırığı olarak nitelendirilen şey, diğeri için dayanılmaz bir acı kaynağı olabilir.” (Alıntı #47457018 )

Kitabım Aylak Adam Yayınları’ndan iki cildin birincisi ve çevirisi gayet yerinde. Zor bir kitap olması ve bazı terimlerin okurlar tarafından bilinmemesi ek birkaç bilgiye uzanmayı gerektirmektedir. Sayfa kalitesi gayet yerinde, kısa bir çevirmen önsözü ile başlayıp, 50 sayfa yazarın şiirsel bir dille yazdığı kitap hakkındaki girizgâhını okuyoruz. Kitabı ve yazım amacını iyice kavradıktan sonra iki bölüm halinde kitap bizlere sunulmaktadır. Birinci başlığa ben hastalıklar ve dışsal faktörler, ikincisine ise anatomi ve diğer şeyler demek istiyorum.

Sözün özü; melankolinin ve üzerine söylenmiş düşüncelerin tamda düşündüğüm gibi olması ve beni desteklemesi bende ciddi bir heyecan yarattı ve kitabın daha kolay okunmasına sebebiyet verdi. Kitap kesinlikle meraklısına okunulası ve tavsiye edilesidir. Sizde “ben niye böyleyim?” diyorsanız ve duyduğunuz bir oyun havasında dahi hüzünleniyorsanız lütfen okuyunuz.

Sevgi ile kalın…..

Size bir hediye ek sunmam sizi, bunu okumanız ise beni mutlu eder.

“Bu tamburların sesi değil mi? Gece karışmış gündüze, bulutlar neden gri. Keşmekeş olan kaldırımlarda biriken sular bir yandan yıkar pabuçlarımı, kim bu diyarın bekçisi? Sigaranı yakarken rüzgârda durup beklediğin kadar, dikkat eder misin çevrene? Etmem tabi. Bununda tadı değişti, sigara değil zehir sanki. Sen ne bekliyordun ki? Kaldır kafanı göğe, biraz daha bak. Gör sonra seni bu denli deli edeni. Bulutlar neden gri.

Hey sen şaman tipli, dur bekle! Sana diyorum bekle. Neden ardına bakmadan kaçıyorsun? Bir ayinin son demine mi yetişeceksin? İtme be! Söyle bulutlar neden gri? Takım elbiseli beyler geçiyor üzerimden, sizleri kim bey etti? Bu parayı neden verdin bana? Kurtulmak istersin değil mi benden? Neydi bu kurtulmanın sadakası mı? Saatin kaç para? Kolundaki değil! Seni bir saatliğine kiralama bedeli? Al o zaman şunu şimdi söyle bulutlar neden gri?

Buz gibi binalarda çalışıyor, taş duvarlar arasında kalmaktan zevk alıyorsunuz belli. Daha çok çalışıp çok para kazanmak istiyorsunuz, neden? Sizi kim bu şekilde makineleştirdi? Ooww bak yeni araba alışmışsın, eskisi eskimiş miydi? Bu kadınlarda çok güzel, söylesene birisi beni de sevebilir mi? Hesabımda bin üç yüz lira var. Kaç sevimlik eder? Birazını ayır ama birde şu bulutlar neden gri?

Kopuz çalan deli zenci, solaryumdan hiç çıkmadığın belli? Bacağım kadar kolun var, sizin vücutlarınız neden bu kadar iyi? İçimdeki tenya uluyor, sabah ki yemeğini beğenmedi mi? Yine sinirlerim bozuldu, acaba bedeni servise çeksem mi?

Sıvazladım, bir kere daha sıvazladım. Öteden bağırıyor biri hey dayı hacı, söyle dedim canım taksi. Bineceksen bin kaynıyor her yan müşteri. Hadi be kerkenez, uçarsın yükseklerde bilmezsin bulutlar neden gri?” (İleti #34191347 )
160 syf.
·Beğendi·10/10
Eğer derin bir okur iseniz, bu kitap tam size göre; ruhunuza ve bedeninize bir de Burton'un "Melankolinin Anatomisi" adında açtığı pencereden bakın! Göreceğiniz manzara sizi yer yer mest edecek, yer yer dehşete düşürecek ama her yerde, gördüğünüz her nokta da mutlaka düşündürecek. Okumuş olduğum bu 1.Fasikülün ardından hemen 2.Fasikülün siparişini verdim ve merakla bekliyorum ve bu ikinci kitabın artık seyirlik bir pencere değil, bizi farklı bir boyuta geçirecek, geniş bir kapı olacağına inanıyorum.
"Bir şeyi bilmek ve onu dile getirmemek, o şeyi bilmemekle aynıdır. Bir diğeri senin bildiğini bilmedikçe; bilginin hiçbir faydası yoktur."
160 syf.
·1 günde·2/10
Beklentilerimin çok altında kaldığını ilk satırdan belirtmek istiyorum. Kitabı internet üzerinden almıştım, yani evire çevire içeriğini incelemeden kör bir alış. (isminin etkisi diyebilirim.) Melankoli hakkında içsel deneyimler, düşünceler beklediğim bunlara gözlemler hatta kişiler üzerinde yapılmış deneyler ile destek verilmiş hayatın içinden sunulan bir kitap hayal etmiştim. Bulduğum ise insan anatomisi, vücudun genel işleyişi ve kişilere özgü düşüncelerdi. Melankoli ile Eski Ahit ile bağ kurulup içsel melankoliyi Adem ve Havva'nın günahına bağlama denemesi ise beni yıktı diyebilirim.

Kitabın akışına gelirsek dönemin edebiyatını ve dilini göz önüne alınca ağır olması normal karşılanabilir. Dipnotlar ve alıntılar ise kitabın hatırı sayılır bölümünü kaplıyor, bu da benim pek sevmediğim bir nokta.

Kitabı okuduğuma pişman mıyım? Net cevap vermek zor, her kitaptan birşeyler öğrenmeye çalışan biri olarak bu kitaptan ne öğrendiğimi sorgulayacak olursam verebileceğim cevap bir daha bu tip kitaplar söz konusu olduğunda kör alış yapmayacağımdır. Bu kitabı okumaktansa güncel bir bilim dergisi okumanın çok daha bilgilendirebileceğini düşünüyorum.
160 syf.
·1 günde·2/10
Çeşitli düşünürlerin fikirleri dahilinde melankoli , nedenleri ve insan fizyolojisi üzerindeki etkileri değerlendirilmiş , buraya kadar teorik karmaşıklığı olsa da ilgi çekici. Bir yerden sonra kitabımız dayanılmaz bir hal alıyor , melankolinin kaynağı olarak cadılar, büyücüler, burçlar, fizyognomi, metoposkopi ... gibi bir çok metafizik konu başlıkları ile değerlendiriliyor. Kitapta Kuran’ı Kerim i saçma ve gülünç olarak değerlendirirken , melankoliyi kendi inanç sistemi çerçevesinde değerlendirmiş yazar . Okurken bir çok yeri atlamak zorunda kaldım. Kesinlikle bir psikoloji kitabı değil.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitapta tıp,tarih,edebiyat ortaçağ bilim insanları felsefi düşünceler yazarlar kitapları, bu kitaplardan alıntılar bulunuyor. Burton kitabında Demokritos mahlasını kullanmış.Özellikle ruh ve yetiler üzerine olan kısımlarını beğendim.Orjinali bozmamak adına bazı latince cümleler çevirilmemiş alt kısımda açıklama olarak verilmiş bu biraz bütünlüğü bozmuş,yani ben öyle düşünüyorum.Vücudun işleyişi basit şekilde anlatılmış anatomik kısımlarda.İnsanların diğer canlılarla ruhsal farklılığı, anlayış, irade, his konularında yapılan açıklamalar dikkat çekiciydi.
160 syf.
17 yy ait kitap. Günümüzün en popüler hastalığı 17 yy da dile getirilmiş. Yazar delilik ve şeytani saplantılar olarak dile getiriyor melankoloği. Kitapta çok fazla yabancı kelime var bu okuma akışını bozuyor. Değerli filozoflardan alıntılar var onlarda ayrıca keyifli....
160 syf.
·4/10
Gerçekten büyük umutlarla almıştım bu kitabı fakat tek bulabildiğim antik yunan döneminden 16 y.y arasında bulunan düşünürlerin fikirlerinin parça parça sunulmasıydı. Felsefe kitabı diyorsak en azından yazan kişinin yeni bir bakış açısı getirmesi lazımdı. Özellikle irade ve anlayış üzerine olan kısımlar da bunu yapmasını bekliyordum. O bölümler de dahi aristo alıntıları yaparak özet geçmiş.
160 syf.
·Puan vermedi
Melankolinin psikolojik boyutundan ziyade fiziksel durumundan, hastaliklar ile iliskisininden bahsedilmis, eski tarihli bir kitap. Insan anatomisini merak edenler mutlaka yeni bilgiler edinecektir. Acikcasi cok heyecanla aldigim ama beni hayal kirikligina ugratan bi kitap. Dili cok agir, malum 1600lü yillarda yazilmis bir kitap.
160 syf.
·4 günde
Felsefe seviyorsanız okumak isteyeceğiniz bir kitap. 1650 lilerde yazılmış. O günün ve antik yunan esinlerinin, bilim-felsefe-tıp-ahlak konularındaki fikirleri. Umarım bir an önce devamı gelir. Bekliyorum...
159 syf.
·29 günde
Kitabı daha farklı beklentiler ile almıştım. İçinde ilgimi çeken, düşündüren güzel kısımlar vardı ama umduğumu bulabildiğim bir kitap değildi.
İlerlemesi yavaş ve okuması zor bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle ilgili olanlar daha çok zevk alabilirler çünkü eski çağlardan, düşünürlerden, filozoflardan vb kişilerden çok fazla bahsedilmiş. Zaten devamlı -hatta kitabın yarısı diyebiliriz- dipnot görüyoruz. Bu açıkçası okumayı fazlasıyla zorlaştırıyor, akıcılığı engelliyor ve yavaşlamaya sebep oluyor. Son kısımlarda da anatomik yapıya fazlaca girmiş . Tabi kitabın adı da bu ama teorik bilgiler herkese hitap etmeyebilir.
Okumayı düşünenlerin tekrar düşünmesini tavsiye ederim. Zaman geçirmek için okunabilecek bir kitap değil. Aklınızı fazlasıyla vermeniz gerek.
160 syf.
·Beğendi·8/10
Melankolinin Anatomisi'nin varlığını ilk Laurence Sterne'nin Tristram Shandy Beyefeninin Hayatı ve Görüşleri kitabının dipnotlarında karşılaştım. Sık sık bu kitaba verilen referanslar, Laurence Sterne'nin oldukça etkilenmiş olduğunu gösteriyor. Yakın zamanda ilk fasikülü çevirilen Melankolinin Anatomisi'ni okuduğumda bu kitabında bir çeşit Tristram Shandy olduğunu hissettirdi bana. (Belki de Laurence Sterne bu kitabı okuduğunda Tristram Shandy gibi bir kitap yazmak fikrini aklına getirmiş olabilir, etkileri konusunda bir araştırma yapmadım). Melankoli konusuna geçemeden ilk fasikül bitiyor. Tristram Shandy'nin bir türlü doğamaması gibi Burton'un kitabında da giriş bölümü diyebileceğimiz kısım mevcut kitabın neredeyse yarısını kaplıyor. Kitapta genel bir laf ebeliği ve her şeyden bir tutam konular serpiştirilmiş. Tam metninin yaklaşık 1500 sayfa olduğunu ve sadece onda birlik kısmı çevrilmiş olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Kitabı daha kötü bekliyordum aslında ama ilgili okumaya başlayınca nedense hoşuma gitmeye başladı. Sayfaların sonundaki açıklamalar beni çok fazla yordu. Kitabı okurken yoruldum. Zaten açıklamaları toplasak kitaptan daha fazla sayfa tutar. Fasikülün ikincisini de alabilirim aslında beğenip beğenmediğimi anlayamadım ama galiba beğendim ya. Önerir miyim önermem herkes kitabını kendisi bulup okusun bu önerilecek bir kitap değil. Ben bile şuan napacağımı bilemedim.
Özetle, "hayatımız da, tıpkı gökyüzü gibi, bazen iyi, bazen gölgeli, fırtınalı ve sakindir; tıpkı bir gül gibi dikenleri ve çiçekleri vardır; bir yılın ılıman bir yazı, çetin kışı, kuraklığı ve gene serin yağmurları olduğu gibi hayatımızda neşe, umut, korkular, üzüntüler ve iftiralar birlikte var olur." Zevk ve acı birbiri ardına sıralanır.
Biri için sinek ısırığı olarak nitelendirilen şey, diğeri için dayanılmaz bir acı kaynağı olabilir.
Robert Burton
Sayfa 103 - Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık - 2. Basım - 2016 - Çeviri: Merve Tokmakçıoğlu
Uyku, bedenin ve ruhun korunması için tüm harici yetilerin hissiselim ile iç içe geçmesi ya da dinlenmesidir...
Robert Burton
Sayfa 139 - Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık - 2. Basım - 2016 - Çeviri: Merve Tokmakçıoğlu
...her şey kendi iyisini ya da en azında iyi görünenini bulmaya çalışır.
Robert Burton
Sayfa 142 - Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık - 2. Basım - 2016 - Çeviri: Merve Tokmakçıoğlu
...bir şeyi bilmek ve onu dile getirmemek, o şeyi bilmemekle aynıdır.
Robert Burton
Sayfa 47 - Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık - 2. Basım - 2016 - Çeviri: Merve Tokmakçıoğlu
Sadece bir bilimin kölesi olmayın, sadece tek bir konu üzerine düşünmeyin. Her telden çalın.
Robert Burton
Sayfa 41 - Aylak Adam Yayınları - Merve Tokmakçıoğlu çevirisiyle / Lipsius

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Melankolinin Anatomisi 1. Fasikül
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059691536
Orijinal adı:
The Anatomy of Melancholy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam
Modern Avrupa uygarlığının en önemli metinlerinden Melankolinin Anatomisi, yayımlandığı 1621 yılından bu yana birçok yazara ilham kaynağı oldu. Bir rahip ve bilimadamı olan Robert Burton'ın tıbba, tarihe, edebiyata, bilime olan derin ilgisi onu tüm insanlığın duygu ve düşüncelerini kavramaya yönelttiğinde, aynı zamanda insanlık durumunun alegorisini ortaya koyacağı bu metni yazmaya karar verdi. Bir anlatı ustası olan Burton, Anatomi'de, ruhbilimsel sorunları modern denebilecek bir yaklaşımla ele alırken, okuruna günlük dile ait canlı bir üslup sunar. Melankoli tıbbi bir çerçevenin konusu gibi görünmekle birlikte Burton'ın keskin zekâsı onu, tarihin, edebiyatın, psikolojinin, astronominin ve teolojinin ilgi alanına sokar. Hippokrates'ten Aristoteles'e, Ortaçağ âlimlerinden biliminsanlarına, Latin dili edebiyatından Yunan metinlerine kadar birçok farklı referansa başvurarak metnini zenginleştirir. Elinizdeki metin, insan olma halinin bu en hakiki duygudurumunun etraflıca bir çözümlemesini yapmaya çalışırken, yüzleşmekten korktuğumuz karanlık taraflarımızı, kendimize itiraf edemediğimiz olumsuz yönlerimizi de su yüzüne çıkarmaya cesaret ediyor.

Kitabı okuyanlar 201 okur

  • Zeynep Başkan
  • Y
  • nazende *
  • Feride Yavuz
  • Buğra
  • Zeynep koca
  • Gümüşservi
  • Mücahit Yılmaz
  • Şengül Akçam
  • ş.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8
14-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%36
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%16
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.2
Erkek
%28.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.4 (10)
9
%4.6 (3)
8
%9.2 (6)
7
%21.5 (14)
6
%15.4 (10)
5
%6.2 (4)
4
%9.2 (6)
3
%7.7 (5)
2
%9.2 (6)
1
%1.5 (1)