·
Okunma
·
Beğeni
·
1.590
Gösterim
Adı:
Tarihçi
Baskı tarihi:
Temmuz 2005
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751023734
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Historian
Çeviri:
İdem Erman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
Gerçeğe Hazırlıklı Olun: Drakula`nın Kötülükleri Hala Sürüyor Olabilir...

Genç bir kadın, babasının kütüphanesini karıştırırken yaprakları sararmış mektuplar ile eski bir kitap bulur. Kitabın gizemi ve mektupların içerdiği bilgi genç kadını tarihin derinliklerinde, tasavvur bile edemeyeceği bir yolculuğa çıkarır: Babasının geçmişinde gömülü olan sırlara, annesinin gizemli kaderine ve onların tarihin karanlık sayfalarında gizli kalmış, akla hayale sığmayan bir kötülükle olan bağlantısına... Kazıklı Voyvoda... Drakula...

Modern dünya ile Kazıklı Voyvoda efsanesi arasında bir bağ olabilir mi? Drakula mitinin gerçekten var olma ve nesilden nesle geçerek günümüze kadar ulaşma ihtimali var mı? Bu soruların yanıtları, Tarihçi’nin kahramanlarının manastırlardan tozlu arşivlere, İstanbul’dan Doğu Avrupa’ya kadar uzanan araştırmaları sonucu ortaya çıkacak.

Bir kadınsa sonuca tüm tarihçilerden daha fazla yaklaşacak ve Kazıklı Voyvoda-Drakula’nın tarihi güçlerini saklayıp korumak adına her şeyi göze alan düşmanların nefesini ensesinde hissederek; gizli metinleri, ortaçağdan kalan kumaşlara işlenmiş şifreleri, anlamsız gibi görünen işaretleri çözüp hem kendi geçmişinin sır perdesini aralayacak hem de şeytanın ta kendisiyle yüzleşecektir.

Heyecanın ve merakın, iyinin ve kötünün, gerçeğin ve fantazinin, dünün ve bugünün ikilemlerini ustalıkla harmanlayıp okuru tarihin içinde uzun soluklu bir yolculuğa çıkararak unutamayacağı bir deneyime sürükleyen Tarihçi’yle Elizabeth Kostova, Don Kişot’la başlayan ‘roman’ geleneğini sürdürüyor.
Merhaba sevgili 1K Dostlarım :) 2005 senesinde basılmış, ilk baskısını almışım ve o günden bu yana kütüphanemde neden bu kadar süre bekletmişim :( Okumaya başladığımdan beri kendimi sorgulayıp duruyorum. Daha ilk sayfadan , son sayfasına kadar heyecan dolu bir gizem ve macera ile gitti. Kitabın bana göre bir değişik yönü de fantastik bir hikaye içinde Fatih Sultan Mehmet ve Voyvoda Tepeş'i içermesi. Gerçekler ve hayalleri, çok güzel oturmuş yazar, çok şaşırtıcı bir şekilde ele almış konuyu... Nerdeyse, kitapta yazan herşeye inanasınız geliyor. Bir tarihçi olmak istiyorsunuz. Bol bol ülkeler hakkında bilgi ediniyorsunuz. Heyecanı kaçırmamak adına konuya girmiyorum ama çok şaşıracaksınız... Yürekten söylemek istiyorum ki, keşke yazarın başka kitapları da Türkçemize çevrilmiş olsa; düşünmeden alır okurum.... Mistik, gizem , heyecan dolu kitapları seven arkadaşlarıma şiddetle öneririm. Sevgiyle kalın :)
Geç oldu ama güç olmadı. Bitirdiğim gün sayısına bakıp kitabın akıcı olmadığını düşünmeyin son derece akıcı bir kitap normal zamanı olan bir okur 1 haftaya bitirir. (Zira bu kadar geçe kalmasında bir sürü sebebim var)
Genel olarak coğrafi betimlemeleri güzel, heyecanı, gizemi tadında bir kitap.
Samimi anlatımıyla içine çekerken bir yandan bazı karakterlerin ufaktan bir Osmanlı (Türk) düşmanı olması ve bu yöndeki söylemleri canınızı sıkabilir.
Ama genel olarak baktığımızda okuması keyifli, sıkılmadan okunabilecek kurgunun yanında ufakta olsa tarihi bir bilgi veren bir kitap.
Okursanınzda okumazsanızda pişman olmazsınız.
İlk 90 sayfada pes etmezseniz sizi İstanbul ve balkanlar ülkelerini kapsayan, onların tarihleri ve gelenekleri hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacak aynı zamanda da Drakulayı avlama şerefine erişecek bir şölen sizleri bekliyor.
Dracula efsanesinden bir aile hayatına o şehirden bu şehire akıp giden bir roman ...
600 sayfa oluşu hiç korkutmasın 1 2 günde bitirivermiştim.Bram Stoker 'ın Dracula sını okuyanları şaşırtmayacaktır.
Yıllar önce henüz bir öğrenciyken çok yakın bir arkadaşımdan duymuştum adını. Bir türlü alamadığım ama aklımdan da atamadığım bir kitaptı "TARİHÇİ"... Hiç olmadık bir anda ve yerde kendini yeniden hatırlattığında artık bu anlamsız kavuşamama durumuna bir son vermek için hemen sipariş ettim. Elime ulaştığı Cuma gününden haftasonu programım belliydi. Tatilim bu gizemli sayfalarla geçecekti. Ve haftasonu tatili elbette ki yetmeyecekti. Söylemeden geçemeyeceğim; elinizden bırakamasanız da bir solukta okunacak türden bir kitap değil karşınızdaki. Bazı yorumlarda denk geldiğim ortak kanı betimlemelerin çok yoğun olduğu yönündeydi ancak bence kitabın atmosferi ancak bu şekilde sağlanabilirdi.

Yazarın anlatım gücü o kadar başarılı ki olay örgüsü içinde bahsi geçen mekanı birebir hayal etmenizi sağlıyor. Kitapta yer alan bütün yerler gerçek olduğundan kafamda canlandırdığım yerin fotoğrafına bakmak için sıklıkla okumamı bölmek durumunda kaldım. Ve internette karşıma çıkan fotoğraf tıpkı ben çekmişim gibi karşımda duruyordu.

Dracula efsanesi yüzyıllardır bir edebiyat figürü olarak var olsa bile Kazıklı Voyvoda'dan doğuşu öyle gerçekçi şekilde işlenmişti ki çoğu yerde acabalara düştüğümü itiraf etmeliyim. Kalkıp İstanbul'a gitmek, Sultanahmet'te gezmek ve Elizabeth Kostova'nın anlattığı tarihi görmek istedim. Adı gibi tarihin tozlu sayfalarında gezen TARİHÇİ bence "muhteşem" bir deneyimdi.

Kitabın kalınlığına sakın aldırmayın. Yazarın anlatmak istediği o kadar çok şey varmış ki tıklım tıkış bir olay örgüsü kurmak yerine rahat rahat anlatmış. Ve gerçekten çok iyi yapmış. Kitabın içine girdikten sonra Oxford'tan İstanbul'a, Bulgaristan'dan Romanya'ya uçarak değil sayfalar arasında koşarak varıyorsunuz. Şehirlerin sokaklarında, kütüphane arşivlerinin rafları arasında dolaşıyorsunuz. Kitapların tozlarını alıyor, eski haritaların üzerine eğilip ipuçlarını bulmaya çalışıyorsunuz. Kendimi sayfaların içinde o kadar kaybettim ki yaklaşık bir hafta sonunda kitabı bitirmek üzereyken ben şimdi ne yapacağım endişesi duymaya başladım. Sanki her anınızı birlikte geçirdiğiniz çok yakın arkadaşlarınız denizaşırı bir ülkeye taşınıyormuş gibi bir duyguydu. Ve bu gerçekten her zaman yakalanabilen bir his değil ne yazık ki...

Kitabı okurken Loreena McKennitt'in "The Mask and The Mirror albümü eşlik etti bana. O mistik melodilerle birlikte gezdim bu tarihsel kurgunun koridorlarında..

Belki denemek isteyen olur diye; naçizane tecrübem ve tavsiyemdir.
Yazara, sanatçıya ve çevirmen İdem Erman'a saygıyla...
Kazıklı Voyvoda..Drakula miti gerçek olabilir mi , günümüze dek çeşitli bağlarla ulaşmış olma ihtimali var mı?..Kazıklı Voyvoda efsanesi ile günümüz dünyası arasında bir ilişki olacağına ihtimal verebilir miyiz?
Genç bir kızın babasının kütüphanesinde bulduğu mektuplar ve eski bir kitabın peşine düşmesi ile aralanacak bir sır perdesi. İstanbul' dan Doğu Avrupa' ya uzanan heyecanlı bir macera.
Kesinlikle tavsiye ederim..
Beni 'Dracula' ile ilgili ne kadar dizi,film varsa hepsini izlemeye iten,Elizabeth Kostova gibi mükemmel bir yazarı hayatıma katan,Macaristan ve Romanya'a gitmem için beni isteklendiren yegâne kitap.
Hani tatile giderken yanınıza kumsalda uzanıp dinlenirken okuyacağınız bir kaç kitap alırsınız ya, hani denizden kalan vakitlerde ya da şekerleme yaptığınız zamanlar haricinde bir şeyler okuyayım dersiniz ya...Eğer bu kitabı aldıysanız yanınıza, üst satırlarda söylediğim tüm farazi dinlenme, eğlenme şekillerini unutun! İlk sayfadan son sayfaya kadar yerinize mıhlanıyorsunuz, yemek molası bile vermeden sadece atıştırmaya başlıyor, yakın çevrenizin "tatildeyiz" mızmızlanmalarını görmezden gelip, kendinizi o devrin akışkan, gizemli, akıllara durgunluk veren macerasına kaptırıyorsunuz! Siz siz olun tatile bu kitabı götürmeyin, yoksa kitap bittiğinde tatilinizin de bittiğini gerçek dünyaya döndüğünüzü anlayacaksınız! 2005 yılında ilk baskısını alıp geçen bunca zamana rağmen hala benim Top 10 listemin başlarında olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim.
Kıtap evınde çalıştıgım donemde yabancı bir musterinin tavsıyesı uzerıne bulup okudugum kitaptı.Ancak çok bilinmiyor olması enterasan cunku ınanılmaz kendıne ozgun bır gizem macera konusu var istanbula kadar uzanan oradan diğer ülkelere geçen gezgin bir tarihçi karakter.Yazarı çok başarılı buldum ve bir arkadasıma tavsıye ettım bilmem okurken tedirgin oldugunu soyledı bende okurken kıtabın konusundan ve anlatımından etkılenmıstım biraz korku barındırıyor bana kalırsa gercekten ılk sayfalarda okuyucuyu ıcıne alıyor bulursanız kıtabı şiddetle tavsiye ederim
'Evet.. peki, Osmanlıların geride bıraktıkları mirası tek bir kelimeyle özetlemek mümkündür herhalde: Estetik.'











Sadece estetik mi acaba
Gazetenin arkasındaki adam o kadar hareketsizdi ki, kendimi tutamayıp titremeye başladım, bir süre sonra beni korkutan şeyin ne olduğunun farkına vardım. Epeydir uyanıktım, izlediğim ve dinlediğim süre içinde, adam bir kez olsun gazetenin sayfalarını çevirmemişti.
Hayatımda tanıdığım en sevimsiz insan olsa bile, hayatının bir anda aniden sona ermiş olması çok korkunç ve inanılmaz geliyordu.
"Üç arkadaşımızla birlikte olmak yerine yalnızızdır, ya da daha kötüsü, yalnız olmak yerine üç arkadaşımız vardır."
Belki de -burada kalbim deli gibi atıyordu ve bunun nedeni sadece umut değildi- belki de Drakula'nın mezarı Türkiye'deydi.
Ancak bu iç çekiş, son günlerde sayısı giderek artmış olan yorgunluk ifadesi küçük iç çekişlerden farklı, doyumlu bir iç çekişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tarihçi
Baskı tarihi:
Temmuz 2005
Sayfa sayısı:
648
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751023734
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Historian
Çeviri:
İdem Erman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilâp Kitabevi
Gerçeğe Hazırlıklı Olun: Drakula`nın Kötülükleri Hala Sürüyor Olabilir...

Genç bir kadın, babasının kütüphanesini karıştırırken yaprakları sararmış mektuplar ile eski bir kitap bulur. Kitabın gizemi ve mektupların içerdiği bilgi genç kadını tarihin derinliklerinde, tasavvur bile edemeyeceği bir yolculuğa çıkarır: Babasının geçmişinde gömülü olan sırlara, annesinin gizemli kaderine ve onların tarihin karanlık sayfalarında gizli kalmış, akla hayale sığmayan bir kötülükle olan bağlantısına... Kazıklı Voyvoda... Drakula...

Modern dünya ile Kazıklı Voyvoda efsanesi arasında bir bağ olabilir mi? Drakula mitinin gerçekten var olma ve nesilden nesle geçerek günümüze kadar ulaşma ihtimali var mı? Bu soruların yanıtları, Tarihçi’nin kahramanlarının manastırlardan tozlu arşivlere, İstanbul’dan Doğu Avrupa’ya kadar uzanan araştırmaları sonucu ortaya çıkacak.

Bir kadınsa sonuca tüm tarihçilerden daha fazla yaklaşacak ve Kazıklı Voyvoda-Drakula’nın tarihi güçlerini saklayıp korumak adına her şeyi göze alan düşmanların nefesini ensesinde hissederek; gizli metinleri, ortaçağdan kalan kumaşlara işlenmiş şifreleri, anlamsız gibi görünen işaretleri çözüp hem kendi geçmişinin sır perdesini aralayacak hem de şeytanın ta kendisiyle yüzleşecektir.

Heyecanın ve merakın, iyinin ve kötünün, gerçeğin ve fantazinin, dünün ve bugünün ikilemlerini ustalıkla harmanlayıp okuru tarihin içinde uzun soluklu bir yolculuğa çıkararak unutamayacağı bir deneyime sürükleyen Tarihçi’yle Elizabeth Kostova, Don Kişot’la başlayan ‘roman’ geleneğini sürdürüyor.

Kitabı okuyanlar 82 okur

  • selen paşmakçıoğlu
  • Mine
  • Cigdem Tan
  • _nephthys_
  • Rukiye Çekiç
  • Fatih Ekici
  • Cihan tan
  • Esra
  • İlkay
  • Ferhat Turna

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.6
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%35.6
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.7
Erkek
%30.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.2 (16)
9
%24.3 (9)
8
%13.5 (5)
7
%8.1 (3)
6
%8.1 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%2.7 (1)
1
%0