Vampirle Görüşme (The Vampire Chronicles Serisi 1)Anne Rice

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.163
Gösterim
Adı:
Vampirle Görüşme
Yazar:
Alt başlık:
The Vampire Chronicles Serisi 1
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759174758
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Interview With The Vampire
Çeviri:
Roza Hakmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
Merkez Kitaplar, Esrarengiz Kitaplar adlı yeni dizisinde, edebiyatın aykırı tavırlarıyla bilinen önemli yazarları, karabasanlar, gizler ve sırlarla örülü dünyaların kapılarını araladıkları kitaplarıyla okurlarla buluşuyor...

Polisiye ya da bilimkurgu türlerinden farklı bir çizgide olan dizideki kitaplar, değerli yazarların kaleminden çıkmalarına ve kendi türlerinde klasik sayılmalarına karşın unutulmuş ya da Türkçe'ye hiç çevrilmemiş kitapları yeni kuşak okurlarla buluşturuyor. 

Projenin ilk iki kitabı Anne Rice'ın Vampirle Görüşme ve G.K.Chesterton'ın Bay Perşembe adlı kitapları. 

Vampirle Görüşme, ilk kez 1991 yılında usta çevirmen Roza Hakmen'in çevirisiyle yayınlanmıştı. 

Medyada "Vampirle Görüşme":
(Tanıtım Yazısından)

1994 yılında filme de çekilen, Brad Pitt, Tom Cruise, Antonio Banderas gibi oyuncuların ölümsüzleştirdiği Vampirle Görüşme, zamanın ötesinde bir hikayeyle okurunu şaşırtıyor.

Şimdiye kadar yazılmış en müthiş, en erotik ve en şehvetli kitaplardan biri.
- Sting

Tüyler ürpertici bir karabasan... Büyük bir başarı... Hayal gücünün etkileyici bir ürünü.
- Sunday Times

İlk sayfasından başlayarak etkisi altına alan, elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Okur, başka hiçbir ölümlünün yaşamadığı bir deneyimden geçtiğini hissediyor.
- Chicago Tribune

Etkileyici. Hem korkunç, hem güzel, hiç akıldan çıkmayacak bir kitap.
- Washington Post
(Arka Kapak)
En son ne zaman bir vampir romanı okudum ya da hiç okudum mu hatırlamıyorum aslında, ama iyi bir okur olan arkadaşımın referansıyla Anne Rice'dan Vampirle Görüşme kitabını okumaya bir şekilde karar verdim. Hem farklı bir şeyler arıyordum, hem de o yıldızlar geçidi olan meşhur filmin çıkış noktasını merak ettiğimden zor olsa da kitabı bulup okumayı başardım. Bendeki kitabın adı Vampirle Konuşma olarak çevrilmiş Remzi Kitabevi tarafından ama hikaye aynı, çünkü kapaktaki kitaba dünyanın parasını istiyorlar ben daha makul bir fiyata edindim. Heyecanla okumaya başladım kitabı ve anlatılan dönemi oldukça iyi yansıttığını gördüm. Dil ve anlatım açısından aşırı sade veya ağır değil kitap, tarz olarak klasik ve çağdaş arasında diyebilirim. Uzun tasvirler başta sıksa da sonradan alışıyorsunuz ve olaylar oldukça detaylı anlatılıyor. Şehirler, mekanlar, kişiler oldukça iyi anlatılmış ve okurken vampir olduğunuzu hissediyorsunuz. Yazar belki yıllarca vampir romanı yazılmadığını görmüş olabilir bu nedenle klasik vampir tanımından çok daha çağdaş ama ruhunu kaybetmemiş bir vampir portresi çiziyor. Onları birer vahşi kan emici dışında edebiyat, sanat, tiyatro merakı olan, giyimine ve yaşadığı yere özen gösteren, kendini ve hayatı sorgulayan varlıklar olarak görüyoruz kitapta. Bu vampirler haçtan korkmamakla birlikte kiliselere girip çıkan yaratıklar. Hikayeye gelecek olursak; New Orleans'ta kardeşini kaybeden Louis bir gün vampir Lestat tarafından ısırılınca vampir olarak ölümsüz bir yaşama adım atar ve her gün vampirliğini sorgulayarak, anlamaya çalışarak geçirir. Bu ikili lüks bir yaşam sürerken aralarına Claudia adında küçük bir kız vampir katılır ve o zaman birçok şey değişmeye başlar. Sonra Louis ve Claudia, Lestat'tan kaçıp Paris'e giderler ve orada vampir Armand'ı bulurlar. Bütün bu olayları aslında Louis bir gazeteciye anlatıyor ve biz de onun ağzından hikayesini dinliyoruz. Kitabı okumuş olanlar çok fazla detay vermediğimi görmüşlerdir oldukça hareketli bir hikaye diyebilirim. Yer yer ana konudan sapmalar olsa da olaylar ve konuşmalar gerçekten ilgi çekiyor ve vampir olmanın nasıl bir his olduğunu düşünmenize sebep oluyor. Vampirlerin duyguları ve kişilikleri olduğunu gösteren ilk kitaplardan biri olabilir, fakat Twilight gibi değil asla. Dracula'ya çok benzemiyor ancak ondan izler taşıdığını söyleyebilirim. İnsan bulamadıklarında hayvanların kanını içmeleri ilginç bir detay. Théatre des vampires diye bir mekan var ki kitaptaki en ilgi çeken mekan bana göre. Ölümsüz yaşam çok cazip gibi görünse de kitabı okurken pek de güzel olmadığına ikna olmak mümkün. Diyaloglar oldukça merak uyandıran ve sorgulayan nitelikte, bazen okurken hadi konuşun diye beklediğim oldu. Genel hatlarıyla beğendim ancak kendini tekrar eder yerler biraz sıkabiliyor. Klasik havasında ama çağdaş edebiyattan bir kitap arıyorsanız ve konu olarak fantastik bir şeyler isterseniz okumanızı öneriyorum. Son olarak o filmin başrol kadrosunu tekrar bir araya getirmeye kimsenin bütçesi yetmez.
Filmi çıktığında izlemiştim, ama kitabını neden okumaya karar verdim bilmiyorum. İyi ki öyle yapmışım; çünkü dört dörtlük bir edebiyat eseri bu. Kendi adıma kendi kitaplarım arasında bir klasik. İnsan olmanın yüceltildiği bir kitap Vampirle Görüşme : Louis hiç istemeden vampir oluyor ve artık sonsuza dek vampir olarak yaşamaya mahkûm oluyor. Vampir olmaya alışması, vampir olmanın getirdiği bütün olumsuz ve olumlu durumlar, artık insan olmamanın sebep olduğu bütün çelişkiler ama insan olmakla ilgili bir türlü yok olmayan ahlâki bütün gerilimleri Anne Rice çok etkileyici bir üslûpla anlatıyor. Nihayetinde bu bir trajedi. Louis trajik bir karakter. Sıkışıp kaldığı dünyada var olmaya, vampirliğin getirdiği zorunluluklarla yaşamaya çalışırken ahlâki çıtasını diğer vampirlerin tamamen aksine yukarıda tutmaya çalışıyor; böyle yaparak Anne Rice iki kimlik arasında sıkışmış, yeni kimliğine mahkûm olsa bile insan kimliğini yok edemeyen bir karakter üzerinden insan olmayı yücelten bir hikâye çıkarmış oluyor karşımıza. Dört dörtlük bir eser. Devam kitapları var ve eleştirilere bakılırsa onlar da bu kitap kadar başarılı. Mutlaka okumanızı öneriyorum.
Anne Rice'i seviyorum. Peki ama neden?

Çocuk olduğum zamanlar, henüz bilinçli olarak varlığının farkında olmadığım kitaplığımın bir köşesinde duran, sadece gördüğüm ancak hiç merak etmediğim bir isim bu. Henüz tanışmamış olsak dahi bu yazara ait kitaplar bir şekilde kitaplığımda yer edinebiliyordu. Sonraları çok kez okuma girişiminde bulundum ancak maalesef uzun bir süre bitirdim diyebileceğim bir Anne Rice romanı olmadı. Sanırım bunun en önemli sebebi o zaman ki beklentim ve Anne Rice vampirlerinin benim hayalimdeki vampirlere hiçte benzemiyor oluşlarıydı.

Vampirle Görüşme çok severek ve merakla okuduğum bir roman oldu. Kitap, Vampir Louis'in hayat hikayesini bir gazeteciye anlatması çevresinde dönüyor. Başlarken sıkılacağımı düşünmüştüm ancak ne sıkıldım, ne de beklediğim gibi sıradan bir eserle karşılaştım. Anne Rice Vampir edebiyatını oldukça gerçekçi ve felsefi bir bakış açısıyla ele almış ki, okuyucuya, en azından bana, böyle fantastik ve doğaüstü bir durumun ne kadar da mümkün olabileceğini hissettirmeyi başarmış. Kitapta sık sık varlığını hissettiren dini ögeler ve bir vampirin umutsuzca içine düştüğü dini sorgulamalar olması gereken ve olabilecek en muhtemel kısımlar olarak beğenimi fazlasıyla kazandı. Tüm sayfalara hakim o ilahi, aynı zamanda romantik ve erotik atmosfer; karanlıktaki yaşam ve melankoli beni büyüledi diyebilirim.

Vampir kavramını tüm çıplaklığıyla anlatan, sizi ölümsüz bir hayatın içinde ülke ülke dolaştıracak ve o yalnızlığı, boşluğu tamamen hissettirecek ustaca yazılmış bir roman arıyorsanız kesinlikle öneriyorum.
Filmi çok güzeldi. Tom Cruise un performansı. Acı çeken vampir Brad Pitt, Çocuk oyuncu Kirsten Dunst , Antonio Banderas ve niceleri. Vampir olmakta ne var. Ölümsüzlük ve güç diye düşünsek bile. Brad Pitt 'in oynadığı karakter bu zorlukları bizlerin gözlerinin önüne seriyor.

Şimdi gelelim kitaba. Kitabı gördüğüm gibi aldım. filmi kitap kadar iyi olan nadide eserlerden. Belki böyle bir oyuncu kadrosundan kaynaklıdır. Karar veremedim :) Belki de Tom Cruise'nin hayat verdiği vampir Lestat 'ın performansındandır..

Kitap insanlığın ve ölümlü bir bedene sahip olmanın kıymetini son derece iyi anlatmış. Kana susayan iyi kalpli vampirimiz Louis 'in çelişkileri harika. Bir yanda insanlara zarar vermek istemiyorken , bir yandan da açlıkla baş etmek zorunda. İnsani duygularını yitirmeyen Louis ve onu vampire dönüştüren Lestat ve küçük kızın hikayesini duygu dolu okuyorsunuz.

Filmi izlemediyseniz önce kitabı okuyun derim. Güzel bir kitaptı.
Oldukça etkileyici bir hikaye... Bireyin toplumdaki yabancılaşması daha iyi anlatılamazdı. Kan içenler toplumunda, hayatta kalmak için olsa bile insan öldürmeyi kabul etmemek, yalnızlığı ve yabancılaşmayı da beraberinde getiriyor. Bulunduğu toplumun normlarına karşı çıkan bir bireyin insanlığa dair sorgulamaları okuru da sorgulamaya yöneltiyor. Kütüphanenizde olması gereken, sıra dışı bir vampir hikayesi.
Yıllar önce okudugum ve vampir kitaplarına esin kaynağı olmuş kitap. Okurken fantastık olay kıtaplarından çok durum hıkayesı gıbı gelmıstı bana yıne de anlatımı guzeldı . Bu tarz severlerın bence atlamaması gereken bır kıtap vampirler dünyası bu kıtapla başlamıstır bence kesınlıkle tavsiye ederim
Her şeyi ile efsane kitap. Aynı zamanda efsane bir serinin de başlangıcı. Vampir kültüne muhteşem bir yorum getirmiş. Karakterler, anlatım olayların işlenişi her şeyiyle mükemmeldi.
Şöyle kafamı bir güzel dağıtayım içinde fantastik unsurlar seksi vampirler sıkmayan bir dil ve gelişen bir kurguyla dolduracağım bir sürü olgu olsun diyorsanız okuyabileceğiniz kitaptır. Bir çok kişi filmine göre yorum yapıp idare dese de emin olun kitapta filmde olmayan içerikler var. Az gerilim az kan az vampir sevenler için bence okunulası bir kitap.
çok güzel ve eğlenceli yer yer geren bir kitaptı ama sayfa sayısı hikayeye yetmiyor gibi geldi eksik bir şeyler vardı. ama klasik bir vampir hikayesi vampir oluşu yaşayışlarını anlatan bir kitaptı.
“Hayatımı sanki karşımda seyrediyordum; gururumu, çıkarcılığımı, ufak tefek dertlerden sürekli kaçışımı, Tanrı’ya, Meryem Ana’ya, isimleri dua kitaplarını dolduran ve hiçbiri dar, maddeci, bencil yaşayışıma en ufak bir değişiklik getirmeyen bir yığın azize sahte bağlılığımı. Gerçek tanrılarımı gördüm... çoğu insanın gerçek tanrılarını. Yemek, içmek ve konformizmin verdiği güven. Kül ve duman.”
“Çelişki sanatçının ahlakıyla toplumun ahlakı arasındadır, estetikle ahlak arasında değil.”
“Ben ölümlü değilim Peder, ölümsüz ve lanetliyim, Tanrı’nın cehenneme gönderdiği melekler gibi. Ben vampirim.”
“Bir gece şeytanla karşılaşmak isterdim,” dedi. “Onu buradan Pasifik ormanlarına kovalardım, ben şeytanın kendisiyim.”
“Tanrı öldürür, bizde öldüreceğiz; o fark gözetmeden zengini, yoksulu alır, bizde öyle yapacağız; çünkü Tanrı’nın hiçbir yaratığı bizim gibi değildir, bizim gibi benzemez O’na.”
“Konuşmasını bitirdiğinde, başka bir karar vermem imkansızdı, arkamda bıraktıklarıma hiç dönüp bakmadan yoluma devam ettim. Bir tek şey hariç.”
“Bir tek şey hariç mi? Neydi?”
“Son güneş doğuşum,” dedi vampir. “O sabah henüz vampir değildim. Güneşin doğuşunu son kez gördüm. Tam olarak hatırlıyorum; oysa daha önceden herhangi bir güneş doğuşunu hatırladığımı sanmıyorum.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vampirle Görüşme
Yazar:
Alt başlık:
The Vampire Chronicles Serisi 1
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759174758
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Interview With The Vampire
Çeviri:
Roza Hakmen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
Merkez Kitaplar, Esrarengiz Kitaplar adlı yeni dizisinde, edebiyatın aykırı tavırlarıyla bilinen önemli yazarları, karabasanlar, gizler ve sırlarla örülü dünyaların kapılarını araladıkları kitaplarıyla okurlarla buluşuyor...

Polisiye ya da bilimkurgu türlerinden farklı bir çizgide olan dizideki kitaplar, değerli yazarların kaleminden çıkmalarına ve kendi türlerinde klasik sayılmalarına karşın unutulmuş ya da Türkçe'ye hiç çevrilmemiş kitapları yeni kuşak okurlarla buluşturuyor. 

Projenin ilk iki kitabı Anne Rice'ın Vampirle Görüşme ve G.K.Chesterton'ın Bay Perşembe adlı kitapları. 

Vampirle Görüşme, ilk kez 1991 yılında usta çevirmen Roza Hakmen'in çevirisiyle yayınlanmıştı. 

Medyada "Vampirle Görüşme":
(Tanıtım Yazısından)

1994 yılında filme de çekilen, Brad Pitt, Tom Cruise, Antonio Banderas gibi oyuncuların ölümsüzleştirdiği Vampirle Görüşme, zamanın ötesinde bir hikayeyle okurunu şaşırtıyor.

Şimdiye kadar yazılmış en müthiş, en erotik ve en şehvetli kitaplardan biri.
- Sting

Tüyler ürpertici bir karabasan... Büyük bir başarı... Hayal gücünün etkileyici bir ürünü.
- Sunday Times

İlk sayfasından başlayarak etkisi altına alan, elinizden bırakamayacağınız bir kitap. Okur, başka hiçbir ölümlünün yaşamadığı bir deneyimden geçtiğini hissediyor.
- Chicago Tribune

Etkileyici. Hem korkunç, hem güzel, hiç akıldan çıkmayacak bir kitap.
- Washington Post
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Hilal
  • Çağla
  • LaZ KiZi;)(E)*P@ND@NIZ*
  • ezio auditore
  • Anwen
  • Gülcan Bülbül
  • Giz
  • IRMAKK70
  • serap diner
  • Eda  Yazgan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%34.2
25-34 Yaş
%39.5
35-44 Yaş
%10.5
45-54 Yaş
%15.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%86.4
Erkek
%13.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.4 (7)
9
%8.7 (2)
8
%30.4 (7)
7
%21.7 (5)
6
%8.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0