Hiç âşık oldunuz mu?
Sevdiniz, sevildiniz mi hiç?
Aşkı biliyor musunuz?
Aşkı yaşamak ister misiniz?
Öyleyse bu kitap tam size göre..
Aşkı bilmeden aşk anlatılmaz. Aşk, herkesin bildiği bir kelime.. Ama herkesin hissettiği bir duygu degil.
Şems-i Tebrizi'nin aşkı anlatılıyor bu kitapta.. Daha önce onlarcası anlattı.. Her anlatan, kendi aşk anlayışını anlattı.. Kimi Şems-i Tebrizi'yi Mevlana'nın aşığı gördü. Kimi kendine aşık. Kimi Allah aşkından bahsetti, kimi ise iğrenç arzularına Şems-i Tebrizi ile Mevlana aşkında temeller arada..
Ama o bir güneşti.. O bir Şems'ti.. Aşkın nasıl olduğunu henüz bilmiyorsan bu kitap sonrası öğreneceksiniz.
Hiç âşık oldunuz mu?
Okuyun, âşık olacaksınız..
Kime mi?
Tabii ki biricik aşkınıza...
"Aşkı bilmeden aşk anlatılmaz.
Aşk, herkesin bildiği bir kelime...
Ama herkesin hissettiği bir duygu değil... " sade ve akıcı anlatımıyla kısa sürede keyifle okudum.
Daha önce birçok yerde mevlana Ve şems ‘in hikayesini okumuştum. Özde biraz nacizane neyzenlik olmasından kaynaklı belki bilmiyorum ama Mevlana hep ilgimi çekmiştir.. Kaligrafi yaptığım çoğu eserimin köşesinede kondururum bir semazencik mutlaka.. Belki ben çok sevdiğim için Mevlana’yı ,tasavvufi eserleride ilgiyle okurum hep..içindeki bir öykü,bir yaşanmışlık beni başka yerlere alır götürür çünkü.. insan yakın olduğu duyguya kapılıverir kontrolsüzce..
Şems ve Mevlana denince okuduğum uö birçok kitap arasında yer alıyor. Şems'in kendisine dair bir kitap. Bazı yerlerde dili ağır geldi fakat genel havası iyi bir kitaptı
Ben 1000 kitabı kullanmadan önce farkı eserlerde okudum mevlana ile ilgili şems ile ilgili ikisinin muhabbetini anlatan kitapları ancak bu kiyap bilgilendirici bunu inkar edemem fakat çok sıkıldım çok zorlandım hala tam olarak nedenini bilemiyorum aslında farklıda bir uslubu var sanki br muabbetin içindeymişsin gibi bir akışı var kitabın ama ben bir türlü ilerleyemedim öyleki neredeyse yarım bırakacaktım
Daha öncesinde Hazreti Mevlana ve Şems-i Tebrizi'nin dostluk hikayesini anlatan Kimya Hatun'u okumuştum. Orada Şems-i Tebrizi'nin Kimya Hatunla evlenme sebebinin şehvani, bedensel duyguların tatmini olduğu için anlatılıyordu. Yıllardır konduramıyordum. Kabul edemiyordum. Ama aklıma da hep o yazılanlar da geliyordu. O kirli düşüncelerden sıyırıp Şems-i Tebrizi'yi akladığı için @HasanArif e teşekkür ederim. Kimya'yla evlenmesini aslında Hz. Mevlana istiyor. Kendi ve dostu adına çıkan fitneleri engellemek, Şems'in tekrardan Konya'yı terk etmesini engellemek adına ve de Kimya gibi temiz ahlaklı yetiştirilmiş bir gencin de Şems'teki ilahi aşktan, nurdan, sırdan nasiplenmek için kabul ettiği bir evliliktir bu. Şimdi Şems-i Tebrizi bir başka aşk bende.
Ne zaman Hz. Mevlana ve Şems-i Tebrizi hakkında bir kitaba denk gelsem hemen alır okurum. Çünkü Hz. Mevlana'nın akıl hocası, "Şemseddin" yani "Dinin Güneşi" diye adlandırılan Şems-i Tebrizi'nin hayatını daha çok merak ederim.
Kitap genel olarak güzeldi. Hz.Mevlana ve Şems'in asırları aşan dostluğu çok güzel işlenmişti. Her şey iyiydi hoştu ama yazarın her sayfada iki üç defa aşkım diye hitap etmesi bi yerden sonra gına getirdi.
Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar.
Şems-i Tebrizi hz.lerine bir kimse gelerek dedi ki:
"Efendim! Marifeti bana anlatır mısınız?"
O da; "Bir gönül ki Allahû Teala'nın muhabbetiyle yanıp onunla hayat buluyorsa bu marifettir" buyurdu. Soruyu soran:
"Peki, ben ne yaparsam bu marifeti elde edebilirim," diye tekrar sordu.
"Bedeni terk ederek. Çünkü Allahu Teala ile kul arasındaki perde kişinin bedenidir" buyurdu.
Allahu Teala'ya vasıl olmasına engel olacak şey dört tanedir:
1)Şehvet
2)Çok yemek
3)Mal ve makam hırsı
4)Ucb ve gurur
İşte bu dört şey kulun cenabı Hakk'a ulaşmasına engeldir..
Daha önce Mevlana hz. ve Şems-i Tebrizi hz.lerini pek çok kez okumuştum. Ancak bu kitaptan pek de lezzet alamadığımı üzülerek belirtmek isterim. Kitapta sık sık geçen "Aşkım" ifadesi benim gibi bir çok okuyucuyu sıkmıştır eminim. Ayrıca hikayenin gelecekten bir göz olarak Şems hz.lerinin ağzından anlatılması da benim nezdimde ısınamadığım bir yaklaşım olmuştur. Bilgi ve birikim aktarımı olarak kitaptan memnun kaldım. Akıcılıktan yana zayıf bulduğum için kendimi olumsuz eleştiri yapmak durumunda hissettim.
"Sen yokken bir yanıyor bir donuyorum...Sen yokken bu cihanda ben dört mevsimi birden yaşıyorum...(syf 193) …"Şems-i tebrizi ve mevlana arasındaki muhabbeti en güzel anlatan eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.. Olaylar gayet akıcı geldi zaten kısa kısa anlatımlarla sıkmayan bir kitap.Kitapla ilgili eleştirilerim; okuyucuya aşkım diye hitap etmesi ve gereksiz aşkım, sevgilim kelimeleri güncel aşk kitaplarında yok olma duygusu vererek kitabın ilahi duygusal tınısını sulandırıyor.
Böyle güzel bir konuyu daha farklı bir dille anlatabileceğini düşündüm. Gereksiz aşkım, sevgilim kelimeleri güncel aşk kitaplarında yok olma duygusu verdi. Bence bu konuyu anlatmak bu kadar basit olmamalı...