Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin zirvesi belki de "kendini gerçekleştirmek" değil, derin ve ağır bir depresyondur. İnsan, arzuladığı nesneye nihai olarak ulaşmak için değil, onu bir arzu olarak sürekli canlı tutabilmek için çabalar. Fantazmın tamamen gerçekleştiği ve o ulaşılmaz "bir gün" vaadinin vücut bulduğu an, özne için bir tatmin değil, tahammül edilemez bir boşluk yaratır. Gerçekten arzuladığımız şeyin kapısına kadar gidip son anda geri dönmemiz, bu kaçınılmaz depresyondan korunmak için geliştirdiğimiz en temel ruhsal savunmadır.