En yüce duygularımızı körelterek bizi tatlı uykulara salan değil; parmak uçlarımızda, usulcacık yaklaşarak kendisine en diri, en uyanık anlarımızı adayabileceğimiz bir okuma!
“Mutlak yoksulluk azalırken, görece yoksulluk artabilir.”
Nasıl da bizi özetliyor. Türkiye gibi toplumlarda zenginleşen sınıflar tabana asla etki etmiyorlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öznede ne olup biterse, bilinçdışı düzeyinde, bununla her noktada türdeş olan bir şey vardır— o şey bilinç düzeyindeki kadar işlenmiş bir biçimde dile gelir ve işlev gösterir, öyle ki bilinç kendisine özgü gibi görünen bir ayrıcalığı kaybetmiş olur.
“İnsan kendi eyleminden bir nesne yapar ama asıl amacı zamanla ona kuruculuk konumunu vermektir.”
Şerh:
İnsan bir eylem yapar ve o eylem artık onun değildir: eylem öznenindir ama dışarıda bir yerde özneyi nesneleştiren bir nesneye dönüşür artık.
Kurucu konumu veren ise eylemin kişiye ben buyum demesini “sonradan” ona sağlayan aidiyettir. Eylem/nesne zamanla özneye bir kimlik bir temel sağlar.
Biz yaptıklarımızın eserine dönüşürüz. Buradaki tuzak ise zamandır. Zaman bize ,şairin de dediği gibi, hep sonradan bir anlam verir; sen şusun der. Bu yüzden insan hep gecikmeli, bir bekleyiş, bir eksiklik olarak yaşar.