Haziran 23
İletişimdeki en büyük sorun, iletişimin gerçekleştiği yanılsamasıdır. George Bernard Shaw ​Çoğu zaman ağzımızdan bir şeyler çıktığında ya da birine mesaj gönderdiğimizde, karşı tarafın bizi tam olarak bizim kastettiğimiz anlamda anladığını varsayarız. Kafamızdaki düşünceyi kelimelere dökmüş olmak, bizim için sürecin başarıyla tamamlandığı hissini yaratır. Oysa iletişim tek taraflı bir eylem değil, çift taraflı bir köprüdür. Karşı tarafın kendi filtreleri, deneyimleri ve o anki ruh haliyle bu mesajı nasıl yorumladığını çoğunlukla göz ardı ederiz. Shaw'un "yanılsama" (ilüzyon) olarak adlandırdığı durum tam olarak budur: Her şeyin yolunda gittiğini zannetme hali. Eğer bir konuda hiç konuşmamış olsak, aramızda bir iletişim problemi olduğunu bilir ve bunu çözmeye çalışırız. Ancak konuştuğumuzu ama aslında birbirimizi teğet geçtiğimizi fark etmediğimizde, ortada bir sorun yokmuş gibi davranmaya devam ederiz. Bu sahte güven duygusu, ileride çok daha büyük yanlış anlaşılmalara ve hayal kırıklıklarına yol açar. ​Bu yanılsamanın en büyük besleyicisi, insanların karşısındakini gerçekten anlamak için değil, sadece kendi söyleyeceği şeye sıra gelmesini beklemek için dinlemesidir. Kulaklar duyar, zihin onaylar gibi görünür ama derin bir algılama gerçekleşmez. Sonuçta iki taraf da "Konuştuk ve anlaştık" diyerek masadan kalkar, fakat aslında iki farklı monolog yaşanmıştır. Gerçek iletişim, sadece konuşmak veya dinlemek değil; aktarılan anlamın iki tarafta da eşitlenmesidir. Shaw bizlere, "Ben anlattım, o da anladı" kolaycılığına kaçmamamız gerektiğini; iletişimin her anında teyit etmeye, netleşmeye ve karşımızdakinin dünyasına gerçekten adım atmaya ihtiyacımız olduğunu hatırlatıyor.
Alıntı
Sen sessizken, Seni sadece önemseyenler duyabilir.. Bernard Shaw
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seni sessizken, sadece önemseyenler duyabilir. Bernard Shaw
Alıntı
Doğruları biliyorsan, yalanları dinlemek eğlencelidir. Bernard Shaw
Klasik Kitap Önerileri.
Yanılgı: 1920'li yılların Fransası'nda geçer. Savaşın yıkımını yaşamış, duygusal olarak örselenmiş genç bir asker olan Yves ile başarılı bir iş adamıyla evli, burjuva ve romantik bir kadın olan Denise arasındaki yasak aşkı ve ikilinin iki ayrı uçurumdaki dünyalarını konu alır. Arada durup "Ne okuyorum şuan," olduğum bir kitaptı. Üç Kız Kardeş: Taşrada sıkışıp kalmış, sürekli "Ah bir Moskova'ya gitsek her şey düzelecek" diye hayal kuran ama eyleme geçemeyen üç kız kardeşin iç çekişi. Tamam, biraz garip oldu ama böyleydi dmmdmdm. Vişne Bahçesi: Değişen dünyaya ayak uyduramayıp geçmişin konforuna tutunan ve göz göre göre ellerindeki en değerli şeyi kaybeden bir ailenin buruk hüznü. Bu kitabı okurken bir vişne bahçesine sahip oldum ve onu sattılar. Troyalı Kadınlar: Savaşın arkasındaki büyük yıkımı, en büyük faturayı ödeyen Troyalı kadınları anlatan antik bir çığlık. Troyalı kadınların Akhalı komutanlara satılmasından tutun, Hekabe'nin yasına kadar kadınları okumak çok güzel ve iç parçalayıcıydı. Kassandra'yı gönderiyor mesela akıbetini bilmeden.. Kadınlar Ülkesi: Erkeklerin olmadığı, barış ve şefkat dolu bir dünyaya kazara düşen üç erkeğin şaşkınlığı, biraz da aptallığı. Beni bu kitaba fırlatın. Her anında şok oldum, annelik onlar için farklı bir boyut. Van'ın tespitlerine bittim, şakasız her sayfanın altı çizili. Terry'nin son ana kadar bir erkeğe rastlama umudu dmdmdm. Martin Eden: Ruth adında bir kadına aşık olup ona layık olabilmek için çalışan ve yeni keşfettiği tutkularının peşinden tökezleye tökezleyede olsa gitmeye çalışan Martın'in hikayesi. Ya aklım almıyor, sen sevdiğin kadına ve burjuvaziye yaranmak için yapmıyorsun bunu, ona layık olabilmek için yapıyorsun. Ama o kıymet bilmez nankör bencil Ruth için değmedi, olan ona oldu. Dört Oyun: __İçinde
İngilizcenizi Nasıl Geliştirebilirsiniz?
Kendi verim aldığım önerileri aşağıya sıraladım: ☘️ Günlük hayatınıza dahil edin: Bazı uygulamalarınızı İngilizceye çevirin, İngilizce içerik kanalları takip edin, İngilizce şarkılar dinleyin. ☘️ İngilizce günlük/not defteri tutun. ☘️ Düşünce dilini geliştirin: İçinizden veya kendi kendinize konuşurken İngilizce konuşun. Ne kadar saçma ve deli gibi hissettirsede işe yarıyor. ☘️ Eğer ilerlediyeniz İngiliz edebiyatına giriş yapın. Modernizm ve Postmodernizm eserleri (Virginia Wolf, vs.) İşinize yarayabilir. ☘️Pratik yapın: Sık sık cümleler tekrar edin. ☘️ Kelime ve kalıpları öğrenin: Kelimler dilin temelidir. Ne kadar çok kelime bilirseniz o kadar hızlı ilerlersiniz. 🕯Türkçe-İngilizce sözlük kullanmayın, İngilizce-İngilizce sözlük kullanın. (Oxford, Redhouse ve Cambridge öneririm.) 🕯Yapay zeka ile ingilizce konuşun. 🕯Günlük konuşmalar sık sık farklılaşır. Sitcom izlemek size yardımcı olur. 🕯İngilizce münazaralara katılın. 🕯Podcast dinleyin. (Stuff you should know, This American life vs.) 🕯Kötü çevirileri düzeltmeyi deneyin. 🕯İngilizce felsefi düşüceleri araştırın, anlamaya çalışın ve İngilizce bir şekilde yorum yapın. (Ör: Life isnt about finding yourself, life is about creating yourself-George Bernard Shaw) Ne kadar ufak ve garip adımlar gibi görünsede size büyük yardımları dokunacaktır kendilerinin. İyi çalışmalar efenim.