Bana iltifat eden kimse yok artık. "Saçların güzel olmuş" diyen kimse yok.
"Yeni gözlüklerin çok yakışmış" diyen kimse yok.
Kimse artık beni mutlu etmeye çalışmıyor.
Aynamın önünde kendimi beğenerek inceliyorum, ama yine de hayatımda bana hayranlık besleyen başka kimse yok artık.
Başlarda insanları güldürüyorum, o zaman benim için şöyle diyorlar: "Eğlenceli biri", "Onun yanında insanın canı hiç sıkılmaz." Ama bu olumlu düşünceler uzun sürmüyor. Hayattaki her konu üzerine şaka yapabilen birinin yeterince derin ve duyarlı olamayacağına karar veriyorlar. Beni hızla inceliyorlar, bir kez inceledikten sonra da doğru notu verdiklerini düşünüp yanımdan ayrılıyorlar ve bir daha geri dönmüyorlar.
Sessizce oturmaktan daha korkunç bir şey yoktur. İnsanlar içimi görür gibi hissederim öyle zamanlarda; çıplakmışım gibi ya da daha beteri. Ruhsal çıplaklık gibi. Özellikle de yaşlılar varken çünkü onlar insanın içine bakmayı öğrenecek kadar yaşamış oluyorlar.