- yıkılmıştım, içimdeki fırtına dinmiyordu. Beni eleştirmeye yeltenen kişinin bedenine kılıcımı saplamak isterdim; ancak akan kanı görürsem kendimi daha iyi hissedecektim. Of, of, şu sıkışmış yüreğime hava aldırmak için bıçağı yüz kere elime aldım. Safkan atların bir türünden bahsederler, aşırı koşturulmaktan korkunç kızışan atlar, ferahlamak için içgüdüsel olarak bir damarlarını ısırırlarmış. Sık sık ben de kendimi böyle hissediyorum, beni sonsuz bir özgürlüğe kavuşturacak bir damarımı kessem diyorum.
"Kısa ve az yazılı, çabuk okurum." düşüncesine kapılmayın. Öyle olmuyor çünkü. İstemeden de olsa bazı kısımlarda çok düşünebilirsiniz. Gayet güzel bir derleme. Tavsiye ederim.