B.

Erbakan'ın Odalar Birliği mücadelesinden sonra "Bu iş siyaset olmadan olmuyor." diyerek kurduğu Milli Görüş'ün ilk siyasal örgütlenmesi olan Milli Nizam Partisi kapatıldı. Şunu da söylemeliyim; 71 Muhtırası, 12 Eylül, 28 Şubat hepsi irtica bahanesiyle inançlı kadrolara karşı yapılmıştır. Ve bu darbelerle Türkiye'nin kalkınmasının önü kesilmiştir. İddia ediyorum, irtica yaygaralarıyla bu çabaların önü kesilmeseydi, Türkiye çok rahatlıkla tıpkı Kore gibi, Japonya gibi çok ciddi bir ekonomik güce sahip olabilirdi.
Sayfa 107
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
.... Halkla yönetim arasındaki farkı çok net görüyorum orada. Halk müslüman ama o halkı yönetenlerin İslam ile uzaktan yakından alakası yok. Halk yoksul ama belli yöneticiler büyük şaşaa içinde yaşıyor. Sadece iki örnek vereyim. Yine bizim onurumuza bir kokteyl düzenlemişlerdi. Kokteylde bir tatlı ikram ettiler, tatlının üzerinde ince bir tabaka halinde altın... Temel Karamollaoğlu'nun Özal tarafından RCD(Regional Coperation for Development)'yi canlandırmak için bir heyetle gönderildiği Pakistan ve İran ziyaretinde gözlemledikleri.
Sayfa 100
Alıntı
Milli Görüş Nedir?
Erbakan'ın mücadelesi aslında ilk başta bir siyasi hareket olarak ortaya çıkmamıştır. Biliyorsun, bir Gümüş Motor mücadelesi var. Türkiye'nin toplu iğne üretemediği bir dönemde otuz yaşında genç bir mühendis çıkıyor, yerli motor üretmeye kalkıyor. Karşısına her türlü engel çıkarılıyor, sırf Gümüş Motor'u batırmak için ithalatçı firmalar inanılmaz indirim yapıyor. Örnek veriyorum 10 bin liraya sattıkları motor 4 bin liraya düşürülüyor, döviz engeli çıkarılıyor, standart engeli çıkarılıyor. Gümüş Motor'un ilk prototipi üretildiğinde "Standartlara uymuyor." denilerek reddediliyor. Yani sadece gümüş motor mücadelesi bile bu ülkede yaşananları anlamak için yeterlidir. O yüzden ben diyorum ki Milli Görüş, sadece siyasal bir hareket değildir, bir bağımsızlık mücadelesidir. Mevcut işleyişe, kurulu düzene karşı topyekûn bir millîleşme, bir başkaldırı hareketidir.
Sayfa 97
Alıntı
"Aramak;bilinmeyeni, gizli olanı ve apaçık önünde duranı. Pervasızca aramak onda olanı ve sende yarım kalanı. Çöllerde Hacer gibi aramak...Bir çaresizlik ki oradan oraya koşturmak. Ve bir umut ki aradığını bulmak; bulduğunda bırakmamak."
Şiir