berumend

Hayatın orta çağlarında hissimizdeki en büyük değişiklik sevğimiz vücutlardan ve ruhlardan ayrılışların gönlümüzü kırarak bizde fanilik hissini ve yeisini yerleştirmesi olduğu için, ruh daha çok acıdığı bu veda günlerine daha çok bağlanıp onları daha çok seviyor.
Reklam
Tabiatın ilahi, ebedi ve bizi hiç tanımayan gençliği! Biz artık geçiyorken o hep aynı aşkla gülümser ve parlar! Her şey gençlik gibi kuvvetinden emin ve canlıdır. Bizim faniliğimizi duymayan tabiatın bize üstünlüğü vardır. İlkbahar her zaman güya bir ebediyet için yetişmiş ve hazırlanmış kadar genç bir ihtişam ile başlar.
Çocukluğun geçtiği yerler muhakkak insanın cennetidir. Orada, dünyanın başka bir tarafında rast gelmeyeceğimiz bir mucize buluruz.
Aşk bize sevgilinin verdiği değil, ruhumuzun yarattığı bir ihtiyaçtır. Bir sahra bile olsa doğduğumuz yerleri mutlaka severiz. Fakat zevkimiz dünyanın güzellik hazinelerinde inceldikten sonra doğuş yerimizi en makbul güzellerle mukayese etmek ve sevgilinin üstünlüğünü görmek, bu, ne lezzettir!
Bütün medeniyetler de mezarlardaki insanlar gibi fanidir. Ve biz, ölmüşlerimizin olduğu kadar, devirlerini tamamlamış medeniyetlerin de geri dönmeyeceklerini biliriz.
Reklam