Yine uykuda meydana gelen diğer bir şey de enerji düzeylerinizin dengelenip tazelenmesi. "Prefrontal korteks beynimizin yargı bölgesi ve uyku eksikliğine de bilhassa hassas bir bölge gibi görünüyor . ... Bir gece bile az uyuduğumuzda o bölgede beynin temel enerji kaynağı olan glikozun kullanılmadığını görüyoruz. Orası buz kesiyor adeta," diyor Charles. Enerji kaynaklarınız yenilenmediğinde de net düşünemez oluyorsunuz.
"Yavaş dalga uykusu esnasında daha fazla açılan beyin omurilik sıvısı kanalları yoluyla beynimizdeki metabolik atık temizleniyor," diyor Roxanne. Her gece uykuya daldığınızda beyniniz suya benzer bir sıvıyla durulanıyor. Bu beyin-omurilik sıvısı beynin tamamına yayılıyor, toksik proteinleri söküp dışarı atılmak üzere karaciğerinize taşıyor. "Üniversite öğrencileriyle konuşurken buna beyin hücresi kakası diyorum. Odaklanma konusunda sorun yaşamamızın sebebi bu kakanın birikmesi olabilir," diyor Roxanne. Yorgun olduğumuzda "akşamdan kalma gibi hissetmemizin" açıklaması bu olabilir, düpedüz toksinlerle tıkanmış oluyoruz.
Gün boyunca beynimizde adenozin adında bir kimyasal birikiyor ve uykumuz geldiğinde bize haber veriyor. Kafein ise adenozin düzeyini algılayan reseptörü bloke ediyor. "Benzin göstergesinin üstünü kapatmaya benzetiyorum ben bunu. Kendimize daha çok enerji veriyor değiliz ne kadar boşaldığımızın farkına varmıyoruz sadece. Kafeinin etkisi geçtiğinde de iki kat yorulmuş oluyoruz.
Uyuduğumuzda zihnimiz gün içinde yaşadıklarımızdan bağlantılar ve örüntüler kurmaya başlar. Yaratıcılığın hayati kaynaklarından biridir bu, çok uyuyan narkoleptik insanların önemli ölçüde daha yaratıcı olması da bundan kaynaklanır. Uyku eksikliği hafızaya da zarar veriyor. Gece yatıp uyuduğunuzda zihniniz gün boyunca öğrendiklerinizi uzun süreli hafızaya aktarmaya başlar.... Daha az uyuduğunuzda bu daha az gerçekleşiyor ve daha az şey hatırlayabilir oluyorsunuz.