marginalia

Ben kadınım. Anne olduğum için değil, insan olduğum için kutsalım. Muayyen günümde olduğumdan değil, içimden geldiği için ağlıyorum. Hafifmeşrep olduğumdan değil canım öyle istediği için kahkaha atıyorum.
Reklam
Ben kadınım. Kendimin arkasındayım. Saçma sapan benzetmelerin öznesi, başkalarının beklentilerinin nesnesi değilim. Varoluşunu bir başkasının gücüne, bir imzaya, statü kaygısına bağlamayan; evde, sokakta, tarlada, plazada, dükkanda, fabrikada; eliyle, yüreğiyle, fikriyle yaşama emek veren; alnının terinden, kalbinin telinden hayatını ilmek ilmek dokuyan kadınlardan sadece birisiyim.
Yeterince sevilmemiş insanlara, kedilere, köpeklere, çiçeklere, kuşlara şefkatimi verdim fakat en az kendime…
Düştüm en az yedi kere. Cüret değil cesaret ettim. Kendimi değil ama yaptığım her işi çok ciddiye aldım. Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi az sevmedim. Kimi sevdiysem çok sevdim. Sevilmemeyi de göze aldım. Kalbimden düşenlerin çok yüksekten düştüklerini bilmelerini isterdim.
Dağıstan’da Avarlar hayatını istediği gibi yaşayamamış insanların mezar taşlarına “Yüz yaşına kadar yaşadı ama dünyaya gelmedi”, yazarlarmış.
Reklam