Puan vermedi
... Yeni hafta bol enerjiyle, sağlıkla, keyfle gelsin Sevgili Arkadaşlar... Öyle bir kitap okudum ki, farkındalık geliştiren, durup düşündüren, hayatı bir "es" vermeden yaşayan modern dünyanın karmaşasında kaybolmuş insanına ithaf edilse yeridir dediğim bir kitap. @leventbulut.tr nin kaleminden @kdysosyal yayınlarından çıktı. Veri Ve Hayalet Kaan, bir teknoloji şirketinde çalışan son derece düzenli, kendi minimalist dünyasında en küçük bir aksaklığa ve kusura tahammül edemeyen mükemmelliyetçi bir kişiliğe sahip bir genç adam. Bir gün silinmesi gereken veri dosyaları arasında bir dosya dikkatini çeker, yirmili yaşlarda bir genç kız on beş yıl öncesinden sitemkar tavırlarıyla seslenmektedır, yarım kalmış hayallerin çığlığını bu sesleniş, dosyalar, şarkılar, yarım kalmış çizimleriyle; Simge... Sistemi sistemle kandırmaktır yaptığı ama, dosyayı silmez, Simge' nin yarım kalmış trajik ama tutku dolu hikayesiyle varolma isteği Kaan' ı on beşyıl önceye ait bu hikayeye âdeta çeker. Kendi hayatının renksizligi ve yaşanmamış hissi bu hikayenin peşinden gitmek kararını vermedeki en büyük motivasyonu olur derhal yıllık iznini alır. Bir gün her şeyi geride bırakarak bir yolculuğa çıkar. Üç farklı şehirde Simge' nin izini sürer. Bu teknoljinin soğuk duvarları arasından bir kaçış, duyguların ve hayallerin özgürce buluşmasıdır. Yalnızca fiziki bir yolculuk değil kendini yeniden tanıma ve tanımlama kendini bulma hikayesi bir başka insanın sessiz cığlığına bir empatidir. Kaan' ın hayatı boyunca aradığı düzen, kurduğu minimalist düzen değil, paylaşılan bir ânın sıcaklığı, katıksız sevgi, neşe ve sorgusuz güvendi. "Veri Hold da ilişkiler birer işlem, duygular ise sistem hatasıydı." Burada gördüğü
Veri ve HayeletLevent Bulut · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20259 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2022 71. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2022 00:00
Bugün, sabah başlayıp akşama bitirdigim, romantik bir aşk kitabından çok arkadaşlığın, dostluğun, sonsuz sevginin, kaybın acısını en derininizde hissedeceğiz duygusal, kalp kıran ve gözlerinizin dolmasına sebeb olan bir kurgu #beşyilsonra ile geldim. Arka kapak yazısından sonra nasıl bir kurgu az çok tahmin etmeye çalıştım ama hayır asla düşündüğüm gibi değildi. Başlarda bize biraz romantik rüzgarı estiyse de , yarısından sonra dokunaklı, sağlam ilerleyip tahminlerin ötesinde bi sonla bitti. Dannie ve Bella'yi, arkadaşlıklarını, birbirlerine hissettikleri ( okurken fazlasıyla hissettigim) sevgiyi ve aralarındaki kimyayı çok sevdim. Dannie Kohan, Manhattan'da yaşayan, zeki, hayatını küçüklükten itibaren titizlikle planlamış hırslı bir avukat. Ve o gün hem yıllardır istediği, kariyerinin en önemli iş görüşmesine Wachtell'e gidecek, hem de o akşam sevgilisi David'den bir evlilik teklifi alacaktır. Her şey tıkırında tam da planladığı gibi giderken evlilik teklifini kabul etmesiyle kutlama yapılırken uyuya dalar ve uyandığında kendisini beş yıl sonra 15 Aralik 2025 yılında, bambaşka bi yerde ve bambaşka tanımadığı bir adamla ve parmağında o gün nişanlısının taktığı yüzükle alakası olamayan bir yüzükle görür. Adam onu tanıyor gibi gözükür, ev onun eşyalarıyla doludur bu duruma hiç anlam veremez ve tekrar uyandığında yine 2020 yılına David ile nişanlandığı geceye döner. Bir saatlik gelecekte yaaşadığı sadece bir rüya mıydı, yoksa bir önsezi mi derken bu durumu unutmaya çalışır ve hayatına başarılı bir avukat, sevilen bir sevgili ve en iyi arkadaş olarak devam eder. Ta ki dört buçuk yıl sonra karşısına o rüyasındaki adam çıkana kadar.... Tüm hayatınızı plânlarsınız ama hayat size bambaşka şeyler, farklı planlar verebilir. "Sevginin geleceği olmak zorunda degildir" Kitabi
Beş Yıl SonraRebecca Serle · Yabancı Yayınları · 2022584 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·76 syf.·
2020 26. kitabı
“Hayat hikayemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olmadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsa çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı. Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de.” diyor Sadık Hidayet kendi yaşamından bahsederken. İran edebiyatının önde gelen düz yazı ve kısa hikaye yazarı Sadık Hidayet Modern İran Edebiyatının babası olarak tanımlanır. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven Hidayet bir dönem resimle de ilgilenmiştir. İran'ı gittikçe dindarlaşan bir toplum olmasından rahatsız oldu ruhban sınıfının yaygınlaşmasına, monarşiye karşı geldi. İran'ın gerilemesine sebep olarak görüyordu tüm bunları. Bu sebeplerden ötürü kitapları kendi ülkesinde yasaklandı. Son olarak ölümünden de bahsedip kitaba bakalım. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: Paris`te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu. Yazdıklarını yakmış olması yönüyle Kafka'ya benzetilir. Doğu'nun Kafkası olarak bilinir. Kitab'a gelecek olursak; Diri Gömülen, Hacı Murad, Fransız Esir, Kambur Davud, Madeleine, Ateşperest, Abacı Hanım, Ölü Yiyenler ve Hayat Suyu olmak üzere 9 öykü vardır bu kitapta. Hitayet'in genel depresif tarzı dışında intihar hakkında öne sürdüğü fikirleri tartışmaya değer/açık. Hidayet "Hiç kimse
Diri GömülenSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20203,128 okunma