`nuh tufanı` / `antediluvian` dönem `antediluvian` dönem denilen şey aslında tek bir “`tufan hikâyesi`” değil, insanlığın çok eski bir çöküş hafızasının farklı katmanlarda yeniden anlatılmış hali gibi durur. bu anlatılarda dünya, bugünkü gibi stabil ve öngörülebilir değil; daha “aşırı” ve kırılgan bir yer olarak resmedilir. uzun ömürlü insanlar, büyük şehirler, devasa yapılar ve giderek bozulan bir düzen aynı sahnede üst üste biner. nuh bu dünyanın son evresinde, yaklaşan felaketi haber veren ama çok az kişi tarafından ciddiye alınan bir figürdür. en kritik kırılma noktası ise `book of enoch` içinde anlatılan “`watchers`” meselesidir. bu anlatıya göre gökten inen bazı varlıklar insanlarla etkileşime girer ve bunun sonucunda `nephilim` olarak adlandırılan dev varlıklar ortaya çıkar. bu varlıklar sadece fiziksel büyüklükleriyle değil, dünyadaki dengeyi bozma kapasiteleriyle anlatılır. kaynak tüketimi, şiddetin artışı ve toplumsal düzenin çözülmesi bu dönemin temel temalarıdır. burada olay “`fantastik devler`” seviyesinde değil, daha çok “kontrolsüz güç ve bozulmuş sistem” metaforu gibi çalışır. aynı anlatı katmanında `azazel` figürü öne çıkar. bu figürün insanlığa metal işleme, silah yapımı ve çeşitli bilgi alanlarını öğrettiği anlatılır. yani burada mesele sadece ahlaki bozulma değil, bilginin kontrolsüz yayılmasıdır. bazı yorumlara göre bu, medeniyetin hızla güçlenip aynı hızla dengesizleşmesini temsil eder. bilgi artar ama denge kurulamaz. bu çöküş ortamında nuh'un yaptığı şey ise tamamen farklı bir eksendedir. çöl benzeri bir arazide, devasa bir gemi inşa eder. ölçüleri ve yapısı, modern gözle bakıldığında büyük ölçekli bir mühendislik ve lojistik problemine denk gelir. burada gemi sadece bir araç değil, “`felakete karşı kapalı bir yaşam sistemi`” gibi çalışır.
+Senin Noel dileğin ne, Beth? -Savaş bitsin ve babamız eve dönsün isterdim. 🎬
Film
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daryl Dixon // yalnızlıktan aidiyete, aidiyetten tekrar yalnızlığa savrulan adam The Walking Dead evreninin en “konuşmadan anlatan” karakteri. ilk bakışta arka planda kalacak gibi girip, zamanla hikâyenin omurgasına dönüşüyor. klasik bir karakter gelişimi değil; daha çok katman katman açılan bir insan profili. — ilk sezonlarda saf dışlanmışlık. grupta ama gruba ait değil. dili sert, tavrı agresif, güven sıfır. aslında öfke değil, yılların getirdiği aşağılanmışlık refleksi. merle’ün gölgesinde yaşayan bir yan karakter. — ikinci ve üçüncü sezonla birlikte aidiyet başlıyor. sophia’yı arama sürecinde grubun en çok çabalayanı olması tesadüf değil. burada ilk kırılma geliyor: ilk defa birine gerçekten değer veriyor. yalnızlık çatlıyor. — orta sezonlar tam sadakat dönemi. grup dağıldığında bile dağılmayan kişi. bağ kurduğu insanları bırakmıyor. özellikle beth süreci, karakterin içindeki “insan kalabilme” ihtimalini gösteriyor. dışarıdan sert, içeride kırılgan yapı. — negan dönemi karakterin içini kemiren suçlulukla geçiyor. yaptığı bir hatanın sonuçlarını taşıyor ve bunu dışa vurmuyor. burada daryl’in en net özelliği ortaya çıkıyor: konuşarak değil, yük taşıyarak yaşayan biri. — rick sonrası dönem istemediği bir rolün içine itilmesi. liderlik ona veriliyor ama o bunu hiçbir zaman istemiyor. buna rağmen sorumluluk alıyor. carol ile kurduğu bağ bu dönemde zirve yapıyor. kelime kullanmadan kurulan en güçlü ilişkilerden biri. — spin-off sürecinde tamamen “yolculuk karakteri”ne dönüşüyor. bulunduğu yere ait olamayan ama gittiği her yerde bir bağ kuran adam. yalnız kalmak istiyor ama doğası gereği yalnız kalamıyor. — karakterin en büyük gücü yapay olmaması. dramatik tiratlar yok, büyük ideolojik konuşmalar yok. yaptığı şeyler söylediklerinden daha ağır. bu yüzden
"Kitaplar, kitapları çağırır."
sözü akla hayale gelmeyecek bir gelişim potansiyeline sahip. Şuan holokost'un mimarlarından Adolf Eichmann temalı Kötülüğün Sıradanlığı 'nı okurken bulduğum şeyler: 1- Rudolf Höss: Auschwitz toplama ve imha kampında en uzun süre görev yapan komutan. 2- Aliyah Beth: Filistin topraklarına yapılan yasa dışı Yahudi göçüne verilen kod adı. 3- Heinrich Himmler: Nazi Almanya'nın en güçlü devlet adamlarından ve Holokost'un baş mimarlarından biri. Bakalım neler öğreneceğiz.
the walking dead // tutarsızlık içinde ki dahi kafası 11 sezonluk devasa külliyatın özeti şudur: bir sahnede "adamlar ince işçilik yapmış" diye şapka çıkartırken, on dakika sonra "bu senaryoyu ilkokul terk birine mi yazdırdınız?" diye kumandayı duvara fırlatmak. dizi değil, iki uçlu bir sinir harbi. — öncelikle o meşhur tutarsızlık: ilk sezonlarda kapı kolu çeviren, taşla cam kıran, hafiften depar atan zombiler; üçüncü sezonla beraber birden bire "güncelleme" yiyip zekası oda sıcaklığının altına düşmüş boş tenekelere dönüştü. evrim değil, dümdüz geçmişi silip atma. açıklaması yok, "izleyici anlamaz" mantığı. — ama öte yandan dale'in o meşhur saat nutuğuna selam çakıp, yıllar sonra bölüm isimlerini o konuşmadaki kelimelerden seçen bir deha da o yazar odasında bir yerlerde oturuyor. muhtemelen ya ağır takıntılı ya da hayatsız bir dahi. -— gizli referans meselesine girmiyorum bile, breaking bad ile olan flörtleşme artık göz kırpma seviyesini geçti: daryl'ın motorundaki mavi uyuşturucu, merle'ün jesse pinkman tarifleri derken "aynı evrende miyiz lan?" diye adamı şüpheye düşürürler. --. önceden verilen ipuçları konusunda hakkını yemeyelim; morgan'ın beşinci sezonda "ölülerin yüzünü giyen insanlar" lafını öylesine bir delirme belirtisi sanmıştık, seneler sonra fısıldayanlar olarak kucağımıza düştü. beth'in bulduğu dikenli beyzbol sopası ise negan daha piyasada yokken atılmış en şık "yerimi ayırtın" mesajıydı. -- gelelim fizik kurallarının helvasının kavrulduğu o anlara: hershel'ın pompalısı... 17 mermi aralıksız ateş, sıfır şarjör tazeleme, sonsuz mermi hilesi. dizi o an zombi dramasından çıkıp gta kaosuna bağlamıştı. — karakter zekâsı meselesi: bir bölümde rick grimes satranç ustası gibi 4 hamle sonrasını hesaplayan lider, iki bölüm sonra kapıyı açık bırakıp sürüyü
the walking dead zombi kıyameti diye başlıyor, sonra “asıl zombiler biziz” tokadını atıyor suratına. ilk bölümlerde hayatta kalma gerilimi ağır basıyor. sezonlar ilerledikçe insan doğasının en karanlık, en çaresiz yanları öne çıkıyor. her sezon yeni bir güvenli liman kuruyor, yeni bir toplum düzeni deniyor. o düzen ya içten çürüyor, ya dışardan eziliyor, ya da kendi ağırlığı altında çöküyor. döngü hep aynı: umut doğuyor, düzen kuruluyor, ihanet geliyor, her şey yanıyor, yeni umut başlıyor. o da yalan çıkıyor. zombiler sadece dekor. asıl hikaye insanın ne kadar hızlı canavarlaştığı. 1. sezon (2010) — şok rick hastane yatağında uyanıyor, dünya gitmiş. atlanta’da tankın içinde mahsur kalıyor, bir yabancının sesiyle kurtarılıyor. kamp kuruluyor, aile buluşuyor, kısa bir nefes var. sonra cdc’ye gidiyorlar, bilim insanı tek başına orada, cevabı bekledikleri yerde cevap yok. virüs herkeste, çıkış yok. sezon altı bölümde bir dünyayı kuruyor ve yıkıyor. 2. sezon (2011–2012) — ahlaki pusulanın kaybı hershel’in çiftliği. yeşil, geniş, görece güvenli. sophia kayboluyor ve bütün sezon aranıyor. barnda buluyor: zombie olmuş, içerideymiş. tüm sezonun umudu o bir sahnede bitiyor. rick vuruyor. önceki rick o an gidiyor, geri gelmiyor. shane bu sezonun gerçek protagonisti. rick’in olmak istemediği şeyin tam yüzü. hayatta kalmak için her şeyi yapabilen biri. haklı mı haksız mı sorusu hiç kapanmıyor. rick onu öldürüyor, ama içine shane’i taşıyor bundan sonra. 3. sezon (2012–2013) — güç zehirlenmesi hapishane yeni umut. governor ise bu serinin ilk gerçek antagonisti. woodbury temiz, düzenli, elektrikli. perde arkasında kafalar balık tanklarında. governor normal görünüyor. bu onun silahı. lori doğumda ölüyor, judith doğuyor, aynı anda. rick çöküyor. morgan tekrar karşısına çıkıyor,