Miguel De Unamuno’dan Sis. Harika bir başyapıt. Tüm zamanların en sevdiğim kitaplarından biri oldu. <3 Kitaba sıfır beklentiyle başladığımdan mıdır nedir kitap beklediğimin çok çok ötesindeydi. Araştırınca gördüm ki döneminin de çok ötesinde bir kitap. Kitap tuhaf bir şekilde bana Peyami Safa’nın Yalnızız ( ki en sevdiğim Türk edebiyatı eseri <3) hatırlattı. Yaşanılan hayattaki anlam arayışı ve bu anlamı insanların üzerinden inceleyerek ele alma biçimi çok benzer geldi. Tabi ki benim düşüncelerim bunlar. Kitap konu olarak kendini bulmaya çalışan karakterimiz Augusto’nun kendini anlama, aşkı tanıma, evlilik konularına bakışını arkadaşı Victor’un da etkileriyle ele almasını okuyoruz. Kitap, ilk başta aşk kitabı gibi gözükse de aslında alttan alta ilk sayfalarda sizi başka yerlere götüreceğinin sinyallerini veriyor. Biraz yol aldıktan sonra olayların heyecanı ve kişilerin de görünen de çok farklı olmasıyla tam bir yeşilçam havasında devam ediyor. Fakat son düzlükte Augusto karakteri öyle sıkıntılara düşüyor ki, aslında kitap tam burada başlıyor ve son 50 sayfa tam bir edebi şölene dönüşüyor. Yazar, döneminden çok öte ve benim de ilk defa görmüş olduğum bir yazım diliyle bizleri şaşırtıcak bir bölüm ile kitabı bağlıyor ve kitap ile vedalaşıyoruz. Son bölümün Orfeo ile bitmesi bile bir derinlik ve anlam göstergesi. Şunu söylemek gerekir ki kitap çok anlamlı ve benim de yıllar içinde tekrar okuyacağım kitaplardan biri oldu. Yazara söyleyecek bir söz bulamıyorum, kesinlikle zeka ürünü bir eser. #kitapokumaknegüzelşey
Merhaba, Bugün Sizlerle Sefiller'in yorumunu paylaşacağım. Yazarın daha önce ‘Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eserini okumuştum. Onunda yorumunu sayfamda bulabilirsiniz. Bugün uzun zamandır okumak istediğim Sefiller'in yorumuyla sizlerleyim. Kitap iki cilt halinde basılmış. Ben henüz sadece bir cildini bitirebildim. Sayfa sayısı çok olması sebebiyle gözümü korkutuyordu. fakat kitap gerçekten çok akıcı. Jean Valjean Adlı karakterin başına gelen talihsizlikler ve üzücü hikayesini okuyoruz. Kitap kesinlikle dönemin Fransa'sına çok büyük bir eleştiri içeriyor aynı zamanda çok güzel mesajlar da veriyor. Kitap gerçekten okullarda okutulmalı, ve tüm insanların da okuması gerektiğini düşündüğüm bir eser oldu. Kitapta Evrensel acılar, Evrensel bir sevgi, Evrensel duygular ele alınmakta ve kitapta en çok işlenilen duygulardan bir tanesi de merhametti. Jean Valjean ve Cosette’yi ikinci kitapta neler bekliyor çok merak ediyorum. Kesinlikle çok sevdim ve herkese öneriyorum. 2020 yılına bir kitap hedefi ile girmiştim Hedefimi tamamlayabilmek adına 2 cildini ocak ayında okuma planı yapıyorum.