Mutlu yaşam mümkün mü bilmiyorum. Ama belki de asıl mesele mutlu olmak değil, anlamlı yaşamak. Dediğin gibi Şu anki dünya gerçekten çok kalabalık, sesler çok fazla, değerler çok çatışmalı. Herkes kendi doğrusunu mutlak doğru sanıyor, kimse kimseyi duymuyor. "Özgürlük" adı altında başkalarının sınırlarını ihlal ediyoruz, "etik" dediğimiz şeyse çoğu zaman konuma, güce ve çıkara göre şekilleniyor.
Filozoflara gelince... Belki bazıları bu çağda yalnızlıktan deliye dönerdi. Ama kimileri de bu kaosun içinden yepyeni yollar çizerdi. Mesela Epiktetos ya da Marcus Aurelius, bunca karmaşanın içinde iç disiplinin ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatırdı. Nietzsche belki bir gün bile dayanamazdı ama o bir gün, dünyayı sarsabilirdi.