Sen bir kadın değil, küçük bir kız çocuğusun. İçinde masum küçük bir kız var. Senin gibi küçük bir kızın tertemiz ellerini kirli, titrek, berbat, pençe şeklindeki huzursuz soğuk ellerimle tutamam ben.
Beni uğurlarken yüzünde oluşan ifadeyi hatırladım ve yol boyunca öylece oturdum. Senin yüzün istasyonda unutamayacağım bir doğa olayıydı adeta, Milena. Bulutlardan değil, kendiliğinden gölgelenen bir güneştin sanki.