yusuf atılgan, “birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi, içimdeki sıkıntı eridi.” gibi bir umutla başladığı öyküsünü şu hüzünle bitiriyor: “sustu, konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı.”