Ne kadar kötülüklere maruz kalırsak kalalım; kimseden nefret edememek, kimseye düşman olamamak, kimsenin kötülüğünü isteyememek… kalbin kararmayı reddedişidir.
"Neşe içinde geçen birkaç hafta boyunca, mahallenin en tatlı kızına âşık olduğunu sanan ve onun da kendisi ile ilgilendiğini sanacak kadar aptal ve kendini beğenmiş olan on dört yaşında, sıradan, normal bir çocuk olduğumu hayâl etmek için kendime izin vermiştim. Artık bu kandırmacalar sona ermişti. İşin en acı veren kısmı, fark edişimdi. Derdimin önemsiz olduğunu, garipliğimi kimsenin fark etmediğini düşünüp kendimi kandırdığımı fark etmiştim. Şimdi, kendimi böyle şahane bir biçimde kandırmamın ne kadar büyük bir salaklık olduğunu fark ediyordum."