Stefan Zweig'a göre, Erasmus'un kararsızlığı ya da bilinçli olarak
kararsız kalışı gerek çağdaşlarınca gerekse daha sonra gelenlerce
korkaklık diye nitelendirilmiştir. Bilinçli duraksamaları, uyuşuk ve dönek diye suçlanmasına, alaylara hedef olmasına yol açmıştır. Erasmus, hiçbir zaman doğrudan meydan okuyan biri değildi. Korkusuz bir kahraman olmak, onun harcı değildi. Zaman zaman bir kamış gibi eğilip büküldü, sağa sola sallandı. Ama bu kırılmamayı, her eğilişten sonra yine doğrulabilmek için yaptı. Kitle çılgınlığının yol açtığı en vahşi çarpışmalar sürüp giderken, zaman zaman gizli köşelere sığınarak, arka yollardan geçerek korundu.