Philippa Gregory serisi
Merhaba arkadaşlar, ben bu aralar Philippa Gregory'nin eserlerinden olan kuzenler savaşı ve tudorlar serisine başladım. Aslında bu seriler ingiltere krallığının o zamanlarda geçen hikayelerini barındırıp yazar sıralama olarak çıkartmadıysa da ben tarihi kronolojiye göre okumayı hedefledim ki olayları bağdaştırabileyim. Biraz karışık bir cümle oldu açıklayabilmişimdir umarım. Neyse bu seriye nehirlerin kadını kitabından başladım ve aşık oldum diyebilirim. Bu tarz tarihi kadın figürlerin konu olduğu serileri severim. Osmanlı saray entrikalarının da yazıldığı seriler de dahil. Bu kitap serisine de yazısına çok güvendiğim Demet Altınyeleklioğlu çevirdiği için başladım. Gelgelelim bu kitap serisinden bazılarının artık basılmadığı ve nadir kitaplar arasına girdiğini öğrendim araştırmalarımla. Okuyan arkadaşlara nasıl bulabildiklerini sormak istiyorum. Eksik kitaplarım beyaz prenses(piyasada yok var gibi gözükse de), kralın laneti(aslında var ama uçuk pahalıya satıyorlar), son tudor(türkçe çevirisi hiç yok). Bu konu hakkında bildikleriniz varsa lütfen bana ulaşın😊
📌 *Hayız ve Cünüplük ile İlgili Hükümler* 👉 Hayız hâli, kadınlar için bir *eksiklik veya kusur değildir.* Bu, Allah Teâlâ'nın Âdemoğullarının kızlarına takdir ettiği fıtrî bir durum ve kulluk imtihanlarından biridir. 👉 Kadının hayız hâlinde yapabileceği ve yapamayacağı hususlar vardır. Bu dönemde bazı fiiller *haram* , bazıları *mekruh* , bazıları ise *helâldir.* 🔹 *Haram Olan Durumlar*❗ 1️⃣ Hayız ve nifas hâlinde bulunan bir kadının farz ve nafile *namaz* kılması, tilâvet secdesi yapması ve cenaze namazı kılması haramdır. 2️⃣ Hayız, nifas ve cünüplük hâlinde farz veya nafile *oruç* tutmak haramdır. Ramazan ayında tutulamayan oruçlar daha *sonra kaza edilir.* 3️⃣ Hayız, nifas ve cünüplük hâlinde *Kâbe'yi* tavaf etmek ve *Mescid-i Harâm'a* girmek haramdır. 4️⃣ Hayız, nifas ve cünüplük hâlinde; sohbet, ziyaret, gezi veya herhangi bir program amacıyla da olsa *mescide* girmek haramdır. 5️⃣ Hayızlı, nifaslı veya cünüp olan kimsenin *Kur'ân-ı Kerîm'e dokunması* ve onu eline alması haramdır. ❗ *Not:* Kur'ân-ı Kerîm, kişiye bitişik olmayan bir bez, kılıf veya benzeri bir örtü ile kaldırılabilir. 6️⃣ Hayız, nifas ve cünüplük hâlinde *Kur'ân-ı Kerîm okumak* ve Kur'ân meali okumak haramdır. Ancak dua manası taşıyan âyetler, *dua niyetiyle* okunabilir. 7️⃣ Hayız ve nifas hâlinde *cima* (cinsel ilişki) haramdır. Aynı şekilde göbek ile diz kapağı arasından *örtüsüz olarak* faydalanmak da haramdır. ❗ *Not:* Göbek ile diz kapağı arasından, sıcaklığı hissedilmeyecek kalınlıkta bir örtü veya elbise üzerinden faydalanılabilir. 🔹 *Mekruh Olan Durumlar* ❗ 8️⃣ Hayız, nifas ve cünüplük hâlinde *tefsir* , fıkıh ve benzeri dinî kitaplara dokunmak *mekruhtur.* Ancak dokunmadan okunabilir. 9️⃣ Cünüp olan kişinin *ağzını yıkamadan* bir şey yiyip içmesi mekruhtur. Ağzını
Din İslam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Saçı siyah teni beyaz , saçını önden kabartıp maşa yapan herkesin, kendini fahriye Evcen'e benzetmesi ., yada gözü büyük herkesin kendini Türkan Şoray sanması.. Fahriye evcen uzun bir kadın bacım maalesef sen yarısı kadarsın hiç de alakan yok. Sen de şabanşyeye benziyorsun türkan a değil. Hadi gidin. Kendiniz olun.
Yapay zorlamalar(ım)la iletişim kurduğum insanlar, aynayı lekeliyor. Baldırına iğne batırıp, tekmeler savurduğum yansımalarımı göremez oldum. Kaldırın şu yeryüzünü, nefesim tökezliyor. Kalbim, zihnim, hiçliğe direnen pamuk ipliği. Üzerinde fi(i)ller tepiniyor. "Ruhuma kukuletalar bakıyorum, sen de alır mısın? Mutlaka takmalısın..." Karanlık merdivenin birbirine kayıtsız, sayısız çarpık büyük basamakları... Sol ayağımın kilometresi bitmiş, ne bir değnek ne bir halden anlayan insan evladı. Göz kapağım düşmüş, gören var mı? Oturdum dinleniyorum. Kimse yok bağırsam ne çıkar, nefret sesinin imdadı, sayıklamalar... Çıkmak istemiyorum ki zaten. Lakin mecburum biliyorum. "Kim yamulttu lan basamakları?" Gelecek yalnız orda. Rengin şarabi olsun mu tasam? Yukarı uzatıyorum başımı, şimsek çakıyor. Kim bilir yine neye dellendi? Benle alakası yoktur herhalde. Çağrı atacağım bir dakika. =) Evet. Başımı uzatıyorum, al tekrar... Ölümsüzleştirici bir hâlim mi var? Neyse çek bakayım. "Hevesini alsın gider, dert etme." Bir gün havasını alan olur ama görürüm ben onu. Al beyaz havlu! Şurada bak, getirsene. Görmüyor musun camına asmış Nefakat teyze -yağmurun bol olsun manyak kadın. Hepsi senin için, gökyüzü ağlasın diyedir derdimiz-. "Al." Mersilerden bir demet... Attığım gibi yanmaz mı beyaz havlu? Birine bin kattığımın göğün yüzü! Neyse. Bekleyelim. "Kümülüsler üfürsen?" Külüstürde bir gelenek artık. Attığımı gönderiyor. "Nasıl yapalım?" Ben uyuyacağım, uyandırma. 14 Haziran 2026 00.08
AŞK BÖYLE BİRŞEY Merhaba dünya, merhaba sana. Yeniden güne başlamalı Leylam ile. Leylam derken bile ne mutlu bana. Evin dört yanı nasıl da güzel kokar oldu. Ahh, tabii beyaz; Şu beyaz güllerin kokusu bitiriyor beni. Hah, işte masamda duruyor; O resim, o cazibeli resim. Bu kız nasıl bir varlıktır yahu ? Neşe mi desem, huzur mu ? Bu ne güzel duygudur, Allah’ım. Hava da Leylam kokuyor. Evet, güneş tepemde; yine seni soruyor, Tebessüm edip duruyor. Selam olsun size, karşı kahvenin dayıları. Selam olsun sana, Kemal abim. Selam olsun sana, kedicik. Selam olsun size de çocuklar. Unutmayın, Leylama da verin selamımı. Ağaçlar, kaldırımlar, uçan balonlar… Unutmayın. Şimdi sana sesleniyorum, iffetli kadın; Çatık kaşlı, gamzeli kadın.
Bazı insanlar vardır. Onları ilk gördüğünüzde güçlü olduklarını anlarsınız. Seslerinden değil. Gösterdikleri başarılarından da değil. Sadece gözlerinden. Çünkü bazı gözler, çok fazla savaştan geçmiş askerler gibidir. Hâlâ çok güzeldi. Ama güzelliği gençliğin aceleci güzelliğine benzemiyordu. Onun güzelliği, uzun kışlardan çıkmış bir ağacın güzelliğiydi. Kırılmıştı. Ama devrilmemişti. Hayat ona birçok kez "vazgeç" demişti. O ise her defasında biraz daha sessizleşerek yoluna devam etmişti. İnsanlar onun ne kadar güçlü olduğunu konuşuyordu. Haklıydılar. Gerçekten güçlüydü. Birden fazla işi aynı anda düşünebilir, karmaşık sorunları çözebilir, insanların günler sonra fark edeceği şeyleri önceden görebilirdi. Bir odaya girdiğinde eksik olan şeyi hemen hissederdi. Bir cümleyi duyduğunda söylenmeyen kısmını anlayabilirdi. Çalışkandı. Üretkendi. Dayanıklıydı. Ama kimsenin bilmediği bir şey vardı. Güçlü olmak, mutlu olmak demek değildi. Bazen insanın en büyük laneti sahip olduğu gücün kendisi olurdu. Çünkü o gücü taşımak zorundaydı. Çünkü herkes ondan güçlü olmasını bekliyordu. Çünkü herkes onun düştüğünü görmeye o kadar alışık değildi ki, yorulduğunu bile fark etmiyordu. Oysa uzun zamandır yorgundu. Öyle birkaç günlük bir yorgunluk değil.