Sen geldin benim deli köşemde durdun. Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin.
Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor..
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı,
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Ölür de susundan
Yol olsan kimse geçmez,
Sarp kayalara uğratır da yolunu
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun
Tellersin pullarsın
Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün
Bir de bulutları görürsün
Köpürmüş gelen bulutları
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!
Yaşar Kemal
Yaz bana;
memleket karışmış,
tuttuğun takım maçı kaybetmiş,
en sevdiğin film tekrar vizyona girecekmiş, muhakkak yaz.
İşten çıkınca, sokakta bir kediye rastlayınca,
gökte bulutları belki armuda benzettiğin vakit yaz.
Bulutun armuda benzemesi, nereden baksan şaşırılacak şeydir.
Boynu bükük çiçek görürsen yaz,
gri kaldırım taşlarının arasına karışmış kırmızı renk taşı görünce yaz.
Bahane çok; sen birini tut yakasından,
onun için yaz.
Canın sıkılır belki, yaz;
ben gülmenin her koşulda bir yolunu bulurum, güldürürüm seni.
Sen gülmek için yaz.