"Efendiler! Hissiyata kapılmayın. Köylerde erkek kalmadı. Bir kadın üç-dört eve bakıyor, aile reisi oldu. Artık kadınların da seçme ve seçilme haklarını kabul etmek durumundayız."
Biri haykırdı:
"Feminisiğinizi tebrik ederim."
"İnsanlığımı tebrik ediniz."
"Dünyaya kafa tutan bir hükümet, ordusunun ilacı için mahalle eczanesine el açar mı? Biri duysa ne der?"
Hasan Saka istifini bile bozmadı:
"Ne diyecek? Bunların paraları yok ama yürekleri var der."
Muhabir Nikolopulos kolordu gözetleme yerinden bu savaşı izliyordu. Defterine şöyle yazacaktı:"Bu tepelerde sinirleri gerçekten çelik gibi Türkler var."
İçlerinden biri, "Benim ördüğüm çorabı giyecek asker,inşallah Afyon'a ilk giren asker olur" dedi. Bu hoş dilek kızlara sevinç çığlıkları attırdı,emeklerine tarifsiz bir ümit tadı kattı:
"Aaa! Benim ördüğüm çorabı giyen asker de Eskişehir'e ilk giren olsun."
"Benimki de Uşak'a girsin."
"Benimki de Bursa'ya"
Sonuncu kız,"Benim askerim de inşallah İzmir'e girer!" Dedi. Afet adındaki bu güzel kız,ilerde İzmir'de Mustafa Kemal Paşa ile karşılaşacak,himayesine girecek,İsviçre'de eğitim görerek Profesör Afet İnan olacaktı.