Hikmet Avcısı

Hikmet Avcısı
@beyond_the_seen
Gazi Üniversitesi İstatistik 3. Sınıf Öğrencisi 2024 ve 2025 Halk Kütüphanesi Ödüllü Okur Kitap Yazarı Kitap Avcısı Beni bilimle anla, felsefeyle anla...
Sıkı Okur apoletini alma vakti geldi :). Hazırsanız başlayalım.
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yanlış olan her şey anlamsız değildir. Goy goy yapmak normalde yanlıştır ancak pek çok kişiyle sosyal ilişkiler kuruyoruz, bu ilişkilerin kalitesi hem hayattan aldığımız tatmin duygusunu hem de network vesilesiyle güven sağlayarak hayatta kalma şansımızın artmasını doğrudan etkiliyor; bu da hayatımızda ona kritik bir rol biçiyor, bu rolün büyük bir kısmı da muhabbet kabiliyetinden geçiyor. Karşınızdaki kişiyi konuşturabilirseniz sizinle vakit geçirmekten keyif alır. Leb- demeden leblebiyi anlayacaksınız, hatta ortamı gözlemleyip bu ortama leblebi gider diyebileceksiniz. Nasıl? İnsana, topluma ve hayata dair içgörüler geliştirerek. Diyelim ki leblebiyi anladınız, yanınızda leblebi yoksa gene işe yaramaz. Bir bir milyoncu veya alet çantası gibi hemen her şeyi heybenizde bulunduracaksınız. Bunun için gündemi takip edeceksiniz, popüler kültüre hakim olacaksınız, bilmekle kalmayıp üzerine kafa yorup fikir üreteceksiniz, okuyacaksınız, dinleyeceksiniz, izleyeceksiniz, bazen deneyimleyeceksiniz. Pek çok şeyi üstünkörü bilmeniz yeterli. Siyaseti üst düzeyde bilmemek sizi çok az ortamdan dışlatır ama çıkıp da gündem hakkında konuşabilmelisiniz. Bunun üzerine ekstra bir Psikoloji, ekstra bir Tarih veya Felsefe de öğrenirseniz birebir ilişkilerde karşınızdakine bir şeyler katarsınız, bu da size değerli ilişkilerin kapılarını açar. Metropol insanı sakinlik arıyor ama bir yandan da yaşamı bu keşmekeşe bağlı. Hayattaki en büyük güç unsuru para; bununla hiçbir şey kıyas kabul etmez ama tek güç unsuru para da değil; sosyal ve kültürel sermayeniz de sizin insan olarak değerinizi belirleyen diğer unsurlar ve bizim gibi fakirlerin bundan başka çareleri yok. Zengin koca bulursanız bana da haber verin de gelip dilencilik yapayım. Zekâtının zekâtını verse yedi sülalemin karnı doyar. Olay
Duygu ve Düşünce
İstisnaları olmakla birlikte uzun uzadıya plan yaptığın işler pek yürümez. Ders mi çalışman gerekiyor, bir yere mi gitmen gerekiyor, hemen eyleme geçeceksin, tık, tık. Plan yapmanın mükemmellik kaygısından kaynaklandığını düşünüyorum ama hayat tecrübelerim bana gösterdi ki çok plan yapınca da bir sürü hata yapıyorsun, değişen çok da bir şey olmuyor. Tabii ki de başı kesik tavuk gibi sağa sola koşmalıyız demiyorum ama özellikle disiplin gerektiren bir iş yaparken uzun uzadıya plan yapmak iyi değil. Her şeyi yüzde yüz tahmin edemezsin, belirli bir hata aralığına tolerans gösterebilmen lazım. Tabii ki de bu, işten işe değişir, burada problem senin kafandaki sapma payının olması gerekenden daha düşük olması.
Duygu ve Düşünce
Hadisler?
"Bir oyun oynayalım mı, çocuklar gibi beraber?..." Şebnem Ferah'a selam olsun. Aslında bu paylaşımı şimdi yapmamam lazım çünkü hadislere gelene kadar anlamlı hayat ülküsü çerçevesinde Kuran'ın mealini özümsemek, ona ihtiyaç duymak ve hayatla bütünleştirerek onun bir parçası haline getirmek gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla dinden önce bir şeyleri sorgulayan, kendisini ve dünyayı keşfeden, iyi, nezaketli, kibar ve olgun bir insan olma problemini çözmek gerekiyor. Bu, dinden bağımsız olarak toplumun kendisinin de uygarlaşması için bir şart. Kim olduğumuzu, neyi neden yaptığımızı iyi bilmeli ve bunu farkında olmalıyız. Dine muhtaç, acziyetinin farkında, yüreği yanık bir ruhun Kuran'ı çok daha hakkıyla yaşayacağını düşünüyorum. Yani hadislerden önce çözülmesi gereken bir dolu problem var, aksi takdirde baraj sürekli su kaçağı verir. Bir binanın 3. katını döşemeden önce temeli atmanız lazım. Velev ki bu temeli atmış olalım. Kimin neye inandığı beni ilgilendirmiyor. İsterse peçeteye tapsın, eğer toplum huzurunu bozmuyorsa benim için sorun yok (eş seçerken durum farklı tabii, neyse devam edelim). Uydurma hadisleri ve mezhepleri din zannedenlere ben en fazla cahil derim ama kâfir demem çünkü hâşâ ben Allah değilim, en günahkâr insanlardan biri bile cennete girebilir, hüküm ancak Allah'ındır. Özel hayatımda hadisleri pek bilmediğim ve bilinçli olarak da merak etmediğim için hadisleri reddetmek veya kabul etmek bana pek fark etmiyor; ben basit bir insanım, kafama göre takılıyorum, Kuran'a aykırı bir şey yapmadığım sürece de benim için okeydir. Kuran haricinde hemen hemen hiçbir şeye de %100 doğru gözüyle en azından şu an için bakmıyorum, buna bilim de dahil. Bugün ateistlere (agnostik de diyecektim de o da ateist, meşhur video aklıma geldi) duyulan saygı sadece Kuran'ı
Din
Sağlıklı bir insana ilaç verirseniz onu zehirlersiniz, karnı tok birine yemek yedirirseniz onu hasta edersiniz, bir ilkokul çocuğuna diferansiyel denklem anlatırsanız onun kafasını karıştırırsınız. Halbuki tekil olarak bakıldığında bunların hepsi de insan için oldukça faydalı şeyler ama bünye bunların eksikliğini hissetmediği için hiçbir anlamı yok. Anlam için de hakikatin kendisinden ziyade ona ihtiyaç duymak, onu talep etmek belirleyici rolü oynuyor. Dilerseniz bir kum tanesine dünyaları sığdırabilirsiniz ama aksi takdirde bir kum tanesini bile dünyalara sığdıramayabilirsiniz. Marifet ne kum tanesinde ne de o havalı dünyalarda; marifet tamamen sizin mevcut durumdan ne kadar rahatsız olmanızda ve hakikati ne kadar kafaya taktığınızda. O nedenle sihirli formüller aramayın, öyle bir sihirli formül olsa bile onun sihrini kullanabileceğinizin garantisi yok. Onun yerine sihir yapma kabiliyetinizi geliştirin, elinizi neye atsanız onu altına dönüştürürsünüz zaten. Sen ne istiyorsun, önemli olan o. Yoksa peygamberlerin apaçık mucizelerine rağmen iman etmeyen bir dolu insan var. Nitekim Hicr suresi 14-15. ayetlerde "Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de 'Herhalde gözlerimiz perdelendi, hatta bize büyü yapılmış olmalı!' derler." diyor Allah.
Duygu ve Düşünce