Neden burada oturmasını öğrenemedim? Neden gidip kendi ayağımla belâmi buldum? Anladı albayım anladı; benim burada oturmaktan sıkıldığımı, günün birinde deliler gibi sokaga fırlayacagımı sezdi. Kadınlar aptaldır albayım: Sadece sezmesini ve beklemesini bilirler. Ona, aptalsin diyorum. Bir de felsefe fakültesini bitirmiş. Ha-ha. Onunla alay ediyorum. Bilmezge diyorum ona. Evinde dikiş dikip koca bekleyecegine felsefe okumuş. Fena mı etmiş? Ismi de Bilge Ha-ha. Hiç bir şey bilmiyor. Ben ne biliyorum peki? O baska, değil mi albayım? Söylemiyor ama içinden, bu 'O başkaya öfkelendiğini biliyorum albayım. Içinden, hepimizi küçümsüyor: Sen onlarla yaşayamazsın demek istiyor. Herkese acıyor, ben bazı şeyler anlatınca agliyor filån. Değil, asıl mesele bu degil....
Her şey, anlaşılmaz bir karmaşıklığa bürünüyor." Bazen ben bile hangi durumda olduğumu unutuyorum." "Kendimi bir şey sanıyorum onun yanında. Onun benden önce bir şeyler yaşamış olmasına dayanamıyorum. Şimdi de benim dışımda bir şey düşünmesine, hissetmesine katlanamıyorum."