Gözlerimi kapadım ama yine de beyaz ışık gözümün önünden gitmiyordu. Gözlerim kapalıyken diğer duygularım her nasılsa öyle keskinleşmişti ki göremediğim şeyleri hissetmeye ve işitmeye başladım. Dünya ayaklarımın altında duruyordu, ama ben başka bir yere gitmiştim. Işık, gökyüzüne ve bulutlara öykünüyor, ateşböcekleri de kendilerini yıldız sanıp onlar gibi hareket ediyorlardı. Durup kendime nerede olduğumu sordum merakla. Orada öylece duran dünya bana hem çok yakın hem de çok uzaktı sanki. Peki ya bu suretlerin sahibi neredeydi?
"Müridim, peşine düştüğü çıkışın, kendi enfüsî âleminden zuhur edeceğinin farkında mı peki? Telaşı yüzünden farkında değil, ama çıkış yolunu kendi içinde bulmak zorunda."