Beytullah Kurnalı

Mahkûmun boynundaki ipin düğümünü sıkmakta kaderin üstüne yoktur derler; bildiğim kadarıyla, daha çok ipleri koparmakta ustadır o. Zamanla, istesek de istemesek de, kader, bizi bütün her şeyden kurtararak, işin içinden sıyırıp atar.
Sayfa 72 - Adam Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
“Güzel olan herkesin şüpheli sayılacağı bir dünya geliyor. Ve yetenekli olan herkesin. Ve karakter sahibi olan herkesin" dedi sert sert. Boğuk bir sesle konuşuyordu. “Anlamıyor musunuz? Güzellik bir hakaret olacak. Yetenek bir kışkırtma. Karakter ise bir suikast. Çūnkü şimdi onlar geliyor, sürüne sürüne dört bir yandan ortaya çıkıyorlar, yūz binlercesi, belki daha da fazlası. Her taraftan geliyorlar. At hırsızı tipliler. Yeteneksizler. Karakter fukaraları. Ve güzel olanın üzerine vitriol dõkecekler. Yeteneğe zift, kükürt ve iğrenç iftiralarla zulmedecekler. Ve karakter sahibi olanı bıçaklayacaklar. Geldiler bile. Ve sayıları gittikçe artıyor. Dikkatli olun.” Sonra tekrar masanın başına oturdu ve iki eliyle yūzūnū kapadı.
Sayfa 289 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
stay - hans zimmer
Hayatta, geriye dünyanın ve insanların faydalanacağı bir şey bırakmaktan öte ne var ki? Fakat işte bütün bunlar yaratıcı insana çare olmuyor; bunu düşünüyorsun, değil mi? Biliyorum, yalnızlığı düşünüyorsun. Atmosferin yerküreyi sarması gibi bütün yaratıcı insanları saran o derin, yoğun yalnızlığı. Yaratacak bir şeyi olan, yalnızdır. Fakat yalnızlık ille de acı çekmek anlamına gelecek diye bir şey yok. İnsanların yakınlığı ve sosyal çevre bana gerçek yalnızlıktan daha fazla acı verdi. İnsan bir süre yalnızlığı ceza gibi algılıyor, yetişkinler yan odada sohbet edip eğlenirken karanlık odada tek başına bırakılan bir çocuk gibi. Fakat günün birinde sen de yetişkin oluyorsun ve yalnızlığı, hakiki, bilinçli tek başınalığın bir ceza, yaralı, hastalıklı bir kendini çekme, bir münzevilik değil, tek onurlu durum olduğunu fark ediyorsun. İşte o zaman artık yalnızlığa katlanmak o kadar da zor olmuyor. Daha temiz havada yaşamak gibi bir şey.
Sayfa 129 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Günün birinde durulursun. Artık mutluluk özlemi çekmezsin ama kendini kandırılmış ve soyulmuş gibi de hissetmezsin. Günün birinde her şey, cezayı ve ödülü, her şeyden payına düşen düşen kadarını aldığını çok net görürsün. Onlar için fazla ödlek olduğun ya da yeterince cesur olamadığın şeyleri alamamışsındır. Hepsi bu. Bu bir mutluluk değil, bir kabullenme, idrak ve huzurdur. Bir gün bu noktaya gelinir. Sadece bedeli yüksetir.
Sayfa 119 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
...bir şeyler yapmaya, tutunmaya belki, ya da, ya da sadede tutunmaya çalışıyorduk onların arasında. Olmuyordu. Anlamsız olmak dışında başka bir anlamı kalmayana kadar devam ediyordu hayat.
Sayfa 343 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam