Pazar günlerini sevmiyordum ve o pazar da bir istisna değildi. Bu konudaki hislerimin beni dünyanın öbür ucuna kadar takip edebildiğine inanamıyordum. Açıklayabileceğim bir şey değildi. Sahiden, pazar günü tam olarak ne ifade etmeliydi? Her pazar kendimi öyle çaresiz hissederdim ki bulaşık süngeri kadar olsun işe yarar bir şeye dönüşmek isterdim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evinde boş bir odanın, kimsenin gerçekten ihtiyaç duymadığı bir odanın olması ne büyük bir lüks diye düşündüm. Tam da dünyadaki herkesin sahip olması gereken bir şey değil miydi bu: ihtiyacın olandan daha fazlası, evinde gerçekten ihtiyaç duyduğundan bir fazla oda daha?
Onlara masallar anlatmanın, hele ki derin uykularından ancak bir prensin öpücüğüyle uyanan prenseslerle ilgili masallar anlatmanın kötü bir fikir olduğunu, bu tür masalların çocuklara, tüm kızlara büyüdüklerinde dünyadan ne beklemeleri gerektiği konusunda düpedüz yanlış bir fikir vereceğini düşünüyordu.